Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/7369 E. 2013/1881 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7369
Karar No
2013/1881
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Mal rejiminin tasfiyesi kapsamında tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı alacağı Nazmiye ... ile ... aralarındaki mal rejiminin tasfiyesi kapsamında tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde katkı payı alacağı davasının reddine dair Üsküdar 1. Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.02.2012 gün ve 394/106 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflardan süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava ve 15.02.2011 tarihli dilekçeleri ile 16.09.2010 tarihli yargılama oturumunda; evlilik birliği içinde davalı adına alınan 96 ada 22 parsel ... taşınmazda bulunan 6 nolu bağımsız bölümün alımında davacının ziynet eşyaları, evlilliğinin ilk iki yılında yevmiye usulü çay bahçeleri ve ormanda çalışması, sonrasında ikametgahında yaptığı terzilik ile kazandığı para ve Almanya Devleti tarafından verilen çocuk yardımı ile katkıda bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı taktirde katkı payının tespiti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının evlilik birliği içerisinde çalışmadığını, vekil edeninin davacının altınlarını almadığını, evlilik birliği içerisinde maddi durumlarının iyi olmasından dolayı davacının çalışmasının söz konusu olmadığını, davacının ve müşterek çocuklarının geçimlerinin vekil edeni tarafından sağladığını,her türlü ihtiyaçlarının giderdiğini, davacının nizalı evin alımında katkısının bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 07.10.1953 tarih 8/7 ... İnançları Birleştirme Kararı kapsamında, aralarında mevcut olduğu iddia edilen akti bir münasebete müsteniden tapuda malik sıfatı ile muhayyet bulunan bir şahıstan sicildeki kaydın namına tashihini isteyen kimsenin, Eski Medeni Yasa'nın 634. maddesine (Yeni Medeni Kanun'un 706.maddesi) uygun şekilde yapılmış geçerli bir sözleşmenin bulunması gerektiği, böyle bir aktin bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacının ayın istediğinin dinlenemeyeceği, iddia edilen hususun tanıkla ispatının da mümkün olmadığı,yine tarafların 11.11.1960 tarihinde evlendikleri, taraflar arasında bu tarihten önce veya sonra herhangi bir mal rejimi sözleşmesi düzenlenmediği, dolayısıyla taraflar arasında evlilik tarihinden kanunun yürürlük tarihi olan 01.01.2002 tarihine kadar 743 ... TMK yasal mal rejimi olan Mal Ayrılığı Rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma dava tarihine kadar ise, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın 13.07.1994 tarihinde satış suretiyle davalı adına tescil edildiği dolayısıyla dava konusu taşınmazın taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde alındığı için davalının kişisel malı olup taşınmaza ilişkin alacak isteğinin de katkı payı alacağı niteliğinde olduğu, her ne kadar davacı malın edinilmesine düğünde takılan takılar ile katkıda bulunduğunu iddia etmişse de katkıda bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle; davacının tapu iptali ve tescil ile katkı payı alacağının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Hükmün esası, davacı vekili;avukatlık ücretine ilişkin bölümü davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, taktirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre,davacı vekilinin aşağıda belirtilen husus dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine; Davacı vekilinin, hükmün ziynet eşyaları ile nizalı taşınmazın alımında katkı sağlandığına ilişkin iddialarının ispatlanamadığı yönündeki gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; somut olayda; niza konusu altınların varlığına ilişkin belge sunulmadığı gibi, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre de davacının altınlara ilişkin isteği iddiadan öte delille kanıtlanamamıştır. Ancak davacı taraf, delil dilekçesinde iddiasını ispat bakımından “sair kanuni ve takdiri tüm deliller” demek suretiyle açıkça yemin deliline de dayanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesine göre, herkes meşru vasıta ve yollarla mahkemelerde iddia ve savunma hakkına sahiptir. Yine TMK.nun 6. maddesine göre, iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Davacının dava konusu taşınmazın alımında ziynet eşyaları ile katkı sağladığına ilişkin iddiasını ispat bakımından yemin deliline de dayandığı anlaşıldığına göre öncelikle davacı tarafın yemin teklif hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulması, kullanmak istediği takdirde usulüne uygun bir biçimde davalının 6100 ... HMK.nun 228 vd. (1086 ... HUMK.nun 337 ve devamı) maddeleri gereğince davet edilip yeminli beyanına başvurulması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.Eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; harcı yatırılan dava değeri üzerinden avukatlık ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün ziynet eşyaları ile nizalı taşınmazın alımında katkı sağladığının ispat edilemediği gerekçesiyle reddine ilişkin bölümünün 6100 ... HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/7369, K. 2013/1881, T. 21.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2012-7369-e-2013-1881-k-5dce06c06aa5