Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/12193 E. 2013/1755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/12193
- Karar No
- 2013/1755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil Davacılar-karşı davalılar ... ve müşterekleri ile davalılar-karşı davacılar ... ve ... aralarındaki miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen açılmamış sayılmasına dair Finike Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.05.2012 gün ve 48/218 ... hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar-karşı davacılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacılar-karşı davalılar vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.02.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar-karşı davacılardan ... bizzat ve vekili Av.... geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar-karşı davalılar ... ve müşterekleri vekili, murisleri ...ve ...’den kalan mallarla ilgili açılan ortaklığın giderilmesi davası sırasında tüm mirasçıların bir araya gelerek düzenledikleri yazılı ve rızai 29.10.2010 tarihli taksim sözleşmesine göre tapuya tescil için davalıların birçok sözlü ihtara rağmen sözleşme şartlarını yerine getirmekten ve gerekli resmi işlemleri yapmaktan kaçındıklarını, defalarca Tapu Müdürlüğü'ne çağrılmalarına rağmen her seferinde farklı bahanelerle tescile yanaşmadıklarını açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 996 ve 720 parseller ile 213 ada 12 parseldeki 1.kat 5 nolu bağımsız bölüme ait tapu kayıtlarının 29.10.2010 tarihli taksim sözleşmesinde belirtilen payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar-karşı davacılar... ve ... vekili, dava dilekçesinin ilk üç maddesinde yazılı vakıaların gerçek olduğunu, ancak, müvekkillerinin sözleşmenin ifa edilmesine imkan vermediğine dair beyanları kabul etmediklerini, müvekkillerinin de sözleşmenin ifasını istediğini ancak sözleşmede müvekkillerine isabeti öngörülen 07 TT 073 plakalı aracın ruhsatı ve plakasının kayıp olduğunu, iki aracın da vizesi bulunmadığını, bu işlemlere davacıların da iştirakinin gerektiğini, davacıların bu işlemlere muvafakat etmedikleri gibi en son 02.05.2011 tarihinde tüm bu işlemlerin rızaen yapılması için muvafakat etmelerine ve 03.05.2011 tarihinde taksim sözleşmesinde hükme bağlanan tüm hususların infazı amacı ile müvekkilleri tarafından vekalet çıkartılmasına rağmen bahsi geçen işlemlere gelmediklerini, işlemlerin yapılmasını önceden beri devam ettiği üzere imkansız hale getirdiklerini açıklayarak 996 ve 720 parsellerde 29.10.2010 tarihli sözleşme gereği müvekkillere isabet eden kısımlar ile 07 TT 073 ve 07 TJ 920 plakalı araçların tescile mani olacak ruhsat ve plaka zayi ile vize, intikal işlemlerinin ilgili merciden sorularak gereklerinin mahkemece verilecek ara karar gereği davacılarca yerine getirilip tescile hazır hale gelmesinden sonra davalı-karşı davacılar adına tesciline karar verilmesini, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri için davacı ve vekilleri lehine yargılama ve vekalet ücreti takdir edilmemesini, karşı davalarının kabulü ile karşı dava açılmasına sebebiyet veren davacı-karşı davalılar aleyhine yargılama masrafları ile vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, asıl dava hakkında; davacının davasının kabulüne, ... İli Finike İlçesi 996 ve 720 parsellere ait tapu kaydının 29.10.2010 tarihli taksim sözleşmesinde belirtilen paylar oranında (4/6 oranında) iptali ile her bir davacı adına 1/6 oranında tapuya tesciline, bakiye kalan 2/6 oranında payın muris... üzerinde bırakılmasına, ... ilçesi Yeni Mahalle 213 ada 12 parselde 1. kat 5 nolu bağımsız bölümün muris... adına kayıtlı olan 1/2 hissesinin iptali ile davacılar Hatice Bayraktar adına 1/6, ... adına 1/6 ve ... adına 1/6 oranında tapuya tesciline, karşı dava hakkında ise; davalı tarafın açmış olduğu karşı davanın o tarihte yürürlükte bulunan HUMK'nun 203. maddesinin atıfta bulunduğu HUMK'nun 195/1-f maddesinde öngörülen 10 günlük yasal cevap süresinden sonra açıldığı ve davacı tarafın HUMK'nun 187/b-8 maddesi uyarınca süresinde ilk itirazda bulunduğu görülmekle açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine hüküm davacılar-karşı davalılar vekili ile davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve karşı dava; TMK'nun 676. maddesi uyarınca 29.10.2010 tarihli miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 720 parselin 17.01.1967 tarihinde tapulama, 996 parselin ise 05.12.1967 tarihinde taksim yolu ile tamamı tarafların murisi Süleyman oğlu...’a, 213 ada 12 parseldeki 5 numaralı meskenin ise 28.07.1993 tarihinde satın alma yoluyla 1/2'şer paylı olarak miras bırakanlar Süleyman oğlu... ve Mehmet kızı ...Bayraktar adına tapuya tescil edildiği, murislerden...’ın 08.07.2009, ...Bayraktar’ın ise 30.09.2002 tarihinde vefat ettikleri ve mirasçılar arasında 29.10.2010 tarihli taksim sözleşmesinin düzenlendiği saptanmıştır. TMK'nun 676. maddesine göre, miras taksim sözleşmesi terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde de yapılabilir. Taksim sözleşmesinde miras bırakanlar ...’nin tüm mirasçılarının (davanın tarafları) yer aldıkları, dava konusu 720 ve 996 parsellerin sözleşmede yazılı şekilde 7 parçaya ayrılarak mirasçı taraflar arasında paylaşıldığı, 213 ada 12 parseldeki 5 numaralı meskenin mirasçılardan Hatice, Sıdıka ve Selma’ya düştüğü, 07 TT 073 plakalı aracın...’e, 07 TJ 920 plakalı aracın ise Ragıp’a bırakıldığı görülmektedir. 29.10.2010 tarihli sözleşme tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde TMK’nun 676. maddesine uygun şekilde düzenlenmiş olup hukuken geçerlidir. Özellikle araçlarla ilgili trafiğe tescil bakımından kanunen bir takım belgelerin gerekmesi sözleşmenin geçersiz olmasını gerektirmez. Asıl dava dilekçesinin davalılar... ve Bayram’a tebliği üzerine harçlandırdıkları 09.05.2011 tarihli dilekçeleri ile karşı davanın açıldığı ve kendilerine miras taksim sözleşmesi gereği verilen araçların öncelikle tesciline karar verilmesi, asıl davanın daha sonra değerlendirilmesi istenmiş ise de, karşı dava dilekçesinin o tarihte yürürlükte bulunan HUMK'nun 203. maddesinin atıfta bulunduğu HUMK'nun 195/1-f maddesinde ön görülen 10 günlük yasal cevap süresinden sonra verildiği, davacı tarafın da HUMK'nun 187/b-8 maddesi uyarınca süresinde ilk itirazda bulunduğu anlaşıldığına, karşı taraf muvafakat etse dahi esasa cevap süresi geçtikten sonra ilk itirazlar ileri sürülemeyeceğine göre mahkemece karşı dava bakımından yazılı şekilde açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması yeniden taksim sözleşmesine dayalı olarak usulüne uygun dava açılmasına da engel olmaz. Karşı dava bakımından hükümde açık olarak hesaplama şekli gösterilmemiş ise de peşin alınan 118 TL harçtan alınması gereken 21,15 TL maktu harcın düşülerek 96,85 TL harcın iadesine karar verildiği anlaşılmakta olup esasa ilişkin bir hüküm de kurulmamış olması sebebiyle maktu harç alınması gerektiği gözetilerek fazla alınan harcın iadesine hükmedilmesi de yerindedir. Davalılar-karşı davacılar vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün karşı dava ile ilgili bölümünün ONANMASINA, Asıl dava ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; az yukarıda açıklandığı üzere taksim sözleşmesinin geçerli olduğu belirlendiğine göre asıl uyuşmazlık davalılar... ve Ragıp vekilinin davayı kabul edip etmediği, kabul ettiğinin tespiti halinde bu kabulün ilk celsede mi yoksa daha sonra mı yapıldığı, buna bağlı olarak harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin ne şekilde belirleneceği, taksim sözleşmesine uygun hüküm kurulup kurulmadığına yöneliktir. Mahkemece 13.09.2011 havale tarihli dilekçe ile davanın kabul edildiği görüşünden hareketle hüküm kurulmuştur. Davalılar-karşı davacılar vekili 09.05.2011 tarihli cevap dilekçesinde dava dilekçesindeki vakıaları kabul ettiklerini, taksim sözleşmesinin yerine getirilmesinin davacılar-karşı davalılar tarafından uygulanmasının imkansız hale getirildiğini, sözleşmenin uygulanabilmesi için davacılar-karşı davalıların üzerlerine düşenleri yerine getirilip tescile hazır hale getirildikten sonra tescile karar verilebileceğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini açıklamış, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını istemiştir. 13.09.2011 havale tarihli dilekçelerinde de benzer açıklamalar yanında cevap dilekçesindeki davayı kabulleri sebebiyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine yönelik taleplerini tekrar etmişlerdir. Görüldüğü gibi 13.09.2011 tarihli ikinci dilekçe 09.05.2011 tarihli cevap dilekçesinin devamı ve açıklanması niteliğinde olup her iki dilekçe içerikleri birlikte değerlendirildiğinde HMK’nun 309. (HUMK’nun 94.m) maddesine göre usule uygun kabul yapıldığı ve bu kabulün de ilk celse öncesinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemenin davada kabulün gerçekleştiği görüşü doğru ise de bu kabulün ilk celse sonrasında yapıldığına ilişkin görüşü yerinde değildir. Davalılar-karşı davacılar vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulün bu şekilde ilk celsede yapıldığının belirlenmesine rağmen dosya kapsamı ve toplanan delillerden davalılar... ve Ragıp'ın hal ve vaziyetleri itibariyle aleyhlerine dava açılmasına sebebiyet vermediklerine ilişkin savunmaları yerinde olmadığından, yasada yazılı ve gerekli koşullardan biri gerçekleşmediğinden yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları doğru olmuştur. (HMK’nun 312.m. HUMK’nun 94.m.) Ancak mahkemece davayı kabulün ilk celseden sonra yapıldığı dikkate alarak miras payları oranında değer üzerinden harç hesabı yapılmış, vekalet ücreti takdir edilmiş, yargılama giderleri de buna göre hesaplanmıştır. Kabulün ilk celsede yapıldığının belirlenmesi sebebiyle öncelikle dava değerinin davacıların miras paylarına düşen toplam değer değil, taksim sözleşmesinde davacılara düşen bölümlerin keşifte belirlenen ve harcı da tamamlanan toplam değer olduğunun göz önünde tutulması gerekir. Devamında Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi gereği muhakemenin ilk celsesinde kabul olduğu gözetilerek karar ve ilam harcının üçte birinin alınabileceği dikkate alınmalı, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6.maddesine göre de delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı öncesi davanın kabul edilmesi nedeniyle tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına hükmedilebileceği unutulmamalıdır. Bu hesaplamalar da birlikte değerlendirilip HMK’nun 323.maddesine göre bulunacak ve aynı Kanunun 332. maddesi gereği dökümü hüküm altında gösterilecek yargılama giderlerinden de davalı taraf sorumlu tutulacaktır. Bu hususlara ilişkin mahkemenin hesaplama ve kabulleri de hatalıdır. Asıl davanın kabulüne karar verilirken taksim sözleşmesine uygun şekilde taraflara düşen haklar ve borçlar dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilirken 996 ve 720 parseller bakımından 29.10.2010 tarihli taksim sözleşmesindeki paylar dikkate alınmamış, davacıların 1/6'şar miras payları dikkate alınarak hüküm kurulmuş, bakiye 1/2 pay ise muris... üzerinde bırakılmıştır. Oysa taksim sözleşmesinde 996 ve 720 parsellerin miktarları da yazılmak suretiyle A ila G olarak bölümlere ayrıldığı, bunlardan A-4000 ve F-3275 m2 kısımların ...'a, D-7275 m2 kısmın ...'ya, E-7275 m2 kısmın ...'ya ve G-7275 m2 kısmın ...'na olmak üzere davacılara verildiği, diğer B-7275 m2 kısmın... ve C-7275 m2 kısmın ise Ragıp olmak üzere davalılara düştüğü görülmektedir. Mahkemece davacılara düşen bu kısımlar dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken miras paylarının dikkate alınması doğru olmamıştır. Dava konusu 213 ada 12 parseldeki 5 numaralı meskenin ise gerek muris Salih gerekse Ayşe'ye ait payların taksim sözleşmesine konu edildiği, meskenin tamamının davacılar Hatice, Sıdıka ve Selma'ya düştüğü anlaşılmasına rağmen hükümde sadece muris...'a ait 1/2 pay dikkate alınarak hüküm kurulması, diğer muris ...Bayraktar'a ait 1/2 payında sözleşmeye konu edildiği gözden kaçırılarak bu payın muris üzerinde bırakılmış olması da doğru değildir. Her iki taraf vekilinin temyiz itirazları az yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün asıl dava ile ilgili bu bölümlerinin 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istekleri halinde 21,15 TL peşin harcın temyiz eden davacılar-karşı davalılara ve 11.636,15 TL peşin harcın ise temyiz eden davalılar-karşı davacılara iadelerine, 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.