Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2603 E. 2024/3867 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2603
Karar No
2024/3867
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/137 E., 2023/271 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasında görülen miras taksim sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, 23.09.1982 tarihinde ölen tarafların mirasbırakanı ...’nin mirasına ilişkin mirasçılarının sözlü olarak yaptıkları 17.12.1992 tarihli miras taksim sözleşmesine göre Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan 1601 parselin davacıya bırakıldığını belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., 1601 parselin aralarında bulunduğu 5 taşınmazın paylaşımı hususunda anlaşamadıklarını ve bu sebeple bu 5 parça taşınmazı taksim dışında bıraktıklarını belirterek davanın reddini savunmuş, Karani dışındaki davalılar, davayı kabul etmişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.05.2016 tarihli ve 2014/83 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararıyla; davalı ... dışındaki davalılar yönünden kabul nedeniyle davanın kabulüne; Karani yönünden ise 1992 yılında yapılan miras taksiminin kadastro tespitinden sonra ve fakat kadastro tutanağının kesinleşmesinden önce yapıldığından yani tespit ile kesinleşme arasında taşınmaz tapusuz olduğundan taksimin yazılı şekilde yapılmasına gerek olmadığı her türlü delille ispat edilebileceği ve taksimin sübuta erdiği gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 04.05.2016 tarihli ve 2014/83 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 01.06.2020 tarih ve 2016/22014 Esas, 2020/2740 Karar sayılı ilamında; "...taraflar arasında yazılı bir taksim sözleşmesi bulunmadığı ve davalı ...’nin dava konusu taşınmazın davacıya bırakıldığı iddiasını kabul etmediği sabittir. Her ne kadar Mahkemece kadastro tespitinden sonra ve kadastro tutanağının kesinleşmesinden önce taksimin yapıldığı gerekçesiyle yazılı miras taksim sözleşmesine gerek olmadığı belirtilmişse de; dava konusu taşınmaz dayanak tapu kaydına istinaden tespit gördüğünden yani taşınmazın öncesi de tapulu olduğundan Mahkeme gerekçesi hatalıdır. Mahkemece, taşınmazın evvelinin de tapulu olduğu ve taraflar arasında yazılı miras taksim sözleşmesi bulunmadığı dikkate alınarak, davalı ...’nin hem kendi hissesi hem de annesi ...’den gelen hissesi yönünden davanın reddi gerekirken, tüm parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabulüne, davacı yanın davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine açmış olduğu davasının davalıların usulüne uygun kabul beyanları da dikkate alınarak kabulü ile, dava konusu edilen Kırklareli ili, ... ilçesi, ... köyü, Topçuköy yolu üstü mevkiinde bulunan 1601 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar hissesine denk gelen toplam 127/96 hissenin iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı yanın davalı ... aleyhine açmış olduğu davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 04.05.2016 tarihli ve 2014/83 Esas, 2016/58 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 20.09.2022 tarihli ve 2022/2018 Esas, 2022/5332 Karar sayılı ilamında;mahkemece kurulan hükümde payın, paydadan büyük bir değerde olması ve gerekçede belirtilen orana hangi hesap yöntemi ile varıldığının denetime elverişli bir şekilde açıklanmaması nedenleriyle davalıların 127/96 oranındaki hissesinin iptal edilmiş olması infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabulüne, davacı yanın davalılar ..., ..., ..., ... aleyhine açmış olduğu davasının davalıların usulüne uygun kabul beyanları da dikkate alınarak kabulü ile dava konusu edilen Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Köyü, Topçuköy yolu üstü mevkiinde bulunan 197 ada 15 (eski1601 parsel) parsel sayılı taşınmazdaki davalılar ..., ..., ..., ... hissesine denk gelen toplam 129/288 hissenin davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı yanın davalı ... aleyhine açmış olduğu davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın reddi kararının hatalı olduğunu, miras taksiminin kadastro tespitinden sonra fakat kesinleşmesinden önce yapıldığını, bu aşamada taşınmazın tapusuz kabul edilmesi gerektiği ve miras taksiminin her şekilde yapılabileceği, davalının taksim sözleşmesinin varlığına yönelik ikrar niteliğinde beyanları olduğunu, iptal edilen hisselerin tapu kayıtları ile örtüşmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676 ıncı maddesi, 3402 sayılı Kanun'un 15/3 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla alınan onama harcının yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2603, K. 2024/3867, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2603-e-2024-3867-k-a0a4282298d4