Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5202 E. 2026/9375 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5202
- Karar No
- 2026/9375
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/24 E., 2026/10 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2024 tarihli ve 2023/314 Esas, 2024/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62... maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.01.2026 tarihli ve 2025/24 Esas, 2026/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, uyuşturucu madde ticareti suçundan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, ilk derece mahkemesinin uyuşturucu kullanmak suçundan ceza vermesine rağmen istinaf mahkemesinin yeni delil bulmadan uyuşturucu ticareti suçundan ceza verdiğine, tanık beyanlarına itibar edilmediğine, eylemin uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğuna, ele geçirilen uyuşturucu miktarının kullanım sınırları içerisinde kaldığına, telefon görüşmelerinin kime ait olduğu ortaya konulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, sanığın kullanıcı olduğuna, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde sattığına yönelik ihbar üzerine, olay tarihinde sanığın ikametinde usulüne uygun yapılan aramada ... maddesi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Olayın intikal şekli, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanak, suça konu uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu, bilirkişi raporu, ele geçirilen uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, satışa hazır paketçikler halinde oluşu, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın cep telefonunda uyuşturucu madde teminine ilişkin mesajlaşmalarının bulunduğu, sanığın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğine dair kabulde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 06.01.2026 tarihli ve 2025/24 Esas, 2026/10 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.