Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/3654 E. 2026/6212 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3654
- Karar No
- 2026/6212
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/327 E. 2025/1088 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Van 3. Ağır Ceza Ceza Mahkemesinin, 10.12.2024 tarihli ve 2024/381 Esas, 2024/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına e karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2025 tarihli ve 2025/327 Esas, 2025/1088 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle karar verildiğine, lehe delillerin tartışılmadığına, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü kolluk kuvvetlerince aracıyla giden sanığın yol kontrol noktasında yürütülen uygulama sırasında durdurulduğu, kaba üst aramasının yapılacağının söylenmesi üzerine sanığın kendi rızasıyla az önce aracın arka koltuğuna fırlattığı montunun cebinden şeffaf poşete sarılı vaziyetteki bir miktar ... maddesini teslim ettiği iddiasına ilişkin olarak; Somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddesi gereğince temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları, kriminal raporu, ele geçen ... maddesinin kullanım sınırının çok üzerinde olduğuna göre, sanığın ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.10.2025 tarihli ve 2025/327 Esas, 2025/1088 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.