Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/3563 E. 2026/9598 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3563
Karar No
2026/9598
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3985 E., 2025/438 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükme karşı sanık müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... hakkında verilen kararın temyize kabil olmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2024 tarihli ve 2023/90 Esas, 2024/270 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2025 tarihli ve 2024/3985 Esas, 2025/438 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili hükümlerinin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde; sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1- Sanık ... Hakkında Verilen Karara Yönelik Sanık ve müdafiinin istinaf talebinden vazgeçmeleri nedeniyle sanık ... hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, incelemeye yer olmadığına dair karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri dikkate alındığında verilen kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşıldığından, sanığın eski hale getirme talebi ve temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2- Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2025 tarihli ve 2024/3985 Esas, 2025/438 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz itirazının reddi ile Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/3563, K. 2026/9598, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-3563-e-2026-9598-k-b5018920023f