Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/922 E. 2025/11107 K. – Hakkı Olmayan

Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/922
Karar No
2025/11107
Karar Tarihi
Konu
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/378 E., 2024/331 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜM : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ B. Yargıtay Bozma Kararı Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen kararın, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/29 Esas, 2023/1019 Karar sayılı kararı ile; "Davadan usulüne uygun yargılama sürecinde haberdar edilmeyen suçtan zarar gören Maliye Hazinesi'nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Suçun temadi etmiş olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 03.01.2014 tarihi olduğunun gözetilmemesi,

2. Maliye Hazinesi davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranıldığı anlaşılmıştır. 3. Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı karan ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci 1.Bozma üzerine Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/163 Esasına kaydedilen dosyada durma kararı verilerek, seri muhakeme usulü uygulanması amacıyla dosya Araklı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmesiyle Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında seri muhakeme usulü uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulmuş ve 25.01.2024 tarihinde kesinleşmiştir. 2.Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2024 tarihli ve 2024/378 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararıyla; "...Her ne kadar sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılması için kamu davacı açılmış ve mahkememizce yapılan yargılama sonucunda cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; aynı konuda mahkememizin 2024/29 esas, 2024/17 karar sayılı dosyasında cezalandırılasına karar verildiği, her iki dosyanın aynı mahiyette olduğu, aynı fiil nedeniyle hakkında kesinleşmiş bir mahkeme ilamının bulunduğu anlaşılmakla..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında mükerrer olarak açılan davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; taraf olmadıkları bir dosya gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğuna, eylemin aynı olmama ihtimalinin mevcut olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek gerekçelerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 03.01.2014 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 27.09.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.

1.Tüm dava dosyası kapsamından sanık hakkında mükerrer dava açıldığı anlaşıldığından mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2024 tarihli ve 2024/378 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararında, katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/922, K. 2025/11107, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-922-e-2025-11107-k-c2ca8517e347