Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/5987 E. 2026/6473 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5987
- Karar No
- 2026/6473
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/964 E., 2025/744 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafii tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2025 tarihli ve 2024/274 Esas, 2025/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2025 tarihli ve 2024/274 Esas, 2025/41 Karar sayılı kararı hakkında sanık ve müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 25.03.2025 tarihli ve 2025/964 Esas, 2025/744 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Sanığın telefonunun kolluk görevlilerinin ihmali ile yargılama sürecinde bulunamayıp incelenemediğinden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamadığına, uzun süre tutuklu kalan tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanığın, plakası da belirtilerek, bir yolcu minibüsü ile uyuşturucu madde sevk edeceği yönünde istihbari bilgi elde edilmesi üzerine, istihbari bilgide geçen minibüsün polis uygulama noktasında durdurulduğu, yolcu minibüsündeki sanığın yanında bulunan çantasında usulüne uygun olarak yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın kullanma amacı dışında üzerinde uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Olayın intikal şekli, sanığın çantasında ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve niteliği, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, sanığın aşamalardaki savunmaları, sanığın uyuşturucu maddeleri aldığını iddia ettiği kişiler hakkında verilen ek takipsizlik kararı ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanığın uyuşturucu maddeyi temin ettiğini ileri sürdüğü kişiler hakkında yeni delil elde edilip dava açılması ve mahkum olmaları durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun yargılamanın yoluyla değerlendirilmesi mümkün bulunduğu, şu aşamada sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarihli, 2025/964 Esas, 2025/744 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreler dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.