Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4614 E. 2026/1948 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4614
Karar No
2026/1948
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3028 E., 2024/2199 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/9 Esas, 2024/258 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/3028 Esas, 2024/2199 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Arama işleminin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, tutanak düzenleyicilerinin mahkemece alınan beyanlarının kendi içlerinde ve birbirleriyle çelişkili olduğu ve hükme esas alınamayacakları, baştan sona yalan ve iftiralarla dolu kurgusal, tutarsız ve çelişkili tanık beyanlarına ve bu tanıklar tarafından tanzim edilmiş tutanaklara itibar edilmemesi gerektiğine, sanığın telefonunda yapılan incelemede tespit olunan yazışmaların sanığın uyuşturucu alımına ilişkin olduğuna, yeterli delil bulunmadığına, sanığın soruşturma aşamasında savunmasının alındığı zamanda uyuşturucu etkisinde olduğuna, sanığa ait aracın iki km ötede arandığına, hakim kararı olmaksızın savcılık kararıyla arama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa ait araçta ve evde yapılan aramada 5271 sayılı Kanun'un 119/4. maddesinde belirtilen usule aykırı olarak ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulmadığına, hassas terazinin polis memuru tarafından kurgulanan bir mizansenle dosyaya eklendiğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasının gerektiğine ve hükme esas alınan belgelerin duruşmada tartışılmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde aracında ve ikametinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme bulunmadığı ve yazılı gerekçe uyarınca sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması ile Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri uyarınca yapılan aramanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; suça konu uyuşturucu maddelerin paket sayısı, miktarı ve çeşitliliği ile sanıkta ayrıca hassas terazi ele geçirilmesi, tutanak düzenleyicilerinin mahkemece alınan beyanları ve sanığa ait telefon üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/3028 Esas, 2024/2199 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4614, K. 2026/1948, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-4614-e-2026-1948-k-a44d02a89aed