Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4341 E. 2025/6877 K. – Kişi Hürriyetinde

Konu: Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4341
Karar No
2025/6877
Karar Tarihi
Konu
Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/49 E. 2024/534 K. SUÇ : Kişi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞ:Düzelterek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanıklar hakkında hükmolunan cezaların süresi itibariyle, sanıklar müdafinin duruşma talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 318 inci maddesi uyarınca reddinin gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı 1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 2016/152 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararı ile sanıkların, maktul ve mağdura yönelik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'ın 109/1, 109/3-b maddeleri gereği, 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2.İlgili kararın, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2022/451 Esas, 2022/19348 Karar sayılı kararı ile; "a)Sanıkların maktul ve mağduru bağlamak şeklindeki eylemlerinin, TCK.nın 109/2, 109/3-b maddelerinde düzenlenen, birden fazla kişi birlikte, cebir ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek suçun temel halinden mahkumiyet kararı verilmiş olması b)Sanıkların eylemlerini tek bir fiil ile gerçekleştirmedikleri ve mağdur sayısı kadar suç oluştuğu gözetilmeden, maktul ve mağdur için ayrı ayrı cezalandırılmaları yerine, tek bir suçtan mahkumiyet kararı verilerek eksik ceza tayini" Hususlarının hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile, 1412 sayılı kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası da dikkate alınmak suretiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2024 gün ve 2023/49 Esas, 2024/534 Karar sayılı kararı ile sanıkların, maktul ve mağdura yönelik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'ın 109/2, 109/3-b, 62, 53 maddeleri gereği, 2'şer kez, 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Sanıklar Müdafinin Temyiz Sebepleri Dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, sanıkların adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine ve atılı suçları işlediklerine dair somut delil olmadığına ilişkindir. 2.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanıkların atılı suçtan dolayı üst sınırdan, takdiri indirim maddesi uygulanmaksızın cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. B.Değerlendirme Ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların, olay tarihinde maktül ... ve eşi olan mağdur ...'ün ikamet etmekte oldukları eve girerek, önce maktul ile mağdurun el, kol ve ayaklarını bağladıkları, akabinde ağızlarını da bantlamak suretiyle evde bulunan bir kısım paraları alarak olay yerinden uzaklaştıkları, kendi çabaları ile kurtulan mağdurun, eşi ...'i çözmek için yardım ederken eşinin öldüğünü fark ettiği ve balkondan bağırmak suretiyle yardım istediği olayda; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği, mağdur beyanı, sanıkların savunması, otopsi tutanağı, olay yeri inceleme raporu itibariyle, sanıkların, atılı suçu işlediklerine dair kabulde ve gerek tercüman, gerek ise müdafii huzurunda usule uygun olarak savunmaları alınan sanıkların yargılanmalarında herhangi bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/3 ve 67 inci maddeleri gereğince, atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15, olağan üstü zamanaşımı süresinin ise 22... ay olması karşısında, dava zamanaşımın da dolmadığı, yine, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasının isabetli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.İlk bozma ilamı öncesi, sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair verilen kararın, sadece sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi karşısında, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddenin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeni ile hükmolunan sonuç cezaların, ayrı ayrı 3 yıl hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmemesi hukuka aykırı ise de; bu aykırılığın düzeltilmesi 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesi uyarınca mümkün görülerek Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünün 2.bendinde açıklanan nedenle, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2024 tarih ve 2023/49 Esas, 2024/534 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün 3 no'lu fıkrasından önce gelmek üzere, "1412 sayılı Kanun'un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, her bir sanık hakkında hükmolunan sonuç cezaların tamamının, ayrı ayrı 3'er yıl hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin yer aldığı fıkra eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4341, K. 2025/6877, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-4341-e-2025-6877-k-d3e2a514c72b