Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4275 E. 2025/6090 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4275
Karar No
2025/6090
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3459 E., 2022/2598 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/202 Esas, 2022/ 202 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a-b, 62, 52 ve 53. maddeleri uyarınca 13 yıl 9 ay hapis cezası ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/3459 Esas, 2022/2598 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, görüntülerdeki şahsın sanık olmadığına, atılı suçu işlediğine dair somut ve kesin delil bulunmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, gizli soruşturmacıların kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiklerine, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, görüntülerdeki şahsın sanık olmadığına, somut delil bulunmadığına, hükmün gerekçesiz olduğuna ilişkidir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ...'in adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet ilamı bulunmasına rağmen tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz talebi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre; sanık ...'ın, 26.08.2020 tarihinde gizli soruşturmacıya 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b kapsamındaki okula 200 metreden yakın mesafede eroin sattığı, sanık ...'in ise 16.12.2020 tarihinde gizli soruşturmacılara esrar sattığı iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, güvanalımı raporları, fiziki takip ve kimlik tespit tutanakları, gizli soruşturmacılar ile gizli soruşturmacılardan sorumlu kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları, keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporu, kriminal raporlar ile dosya kapsamından sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen 5275 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında gizli soruşturmacı görevlendirme kararının hukuka uygun olduğu, güven alımı tutanakları incelendiğinde gizli soruşturmacının gizli ajan olarak hareket ettiğine dair bir hususa rastlanılmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri konusu yapılan husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/3459 Esas, 2022/2598 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri konusu yapılan husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4275, K. 2025/6090, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-4275-e-2025-6090-k-ac7a72cccc9b