Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2777 E. 2026/7615 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2777
Karar No
2026/7615
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2488 Esas, 2024/2609 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, süresinden sonra olduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/417 Esas, 2024/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... /6. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/2488 Esas, 2024/2609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, sanığın kimseye madde satmadığına, tape kayıtlarının suç unsuru içermediğine, sanığın sadece uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, hakkında iletişimin dinlenmesi kararı alınan sanığın, kullanıcı tanık ...'e uyuşturucu madde sattığı, akabinde aynı gün arama emri uyarınca sanığın üzerinde ve ikametinde yapılan aramada birden fazla çeşitlilikte uyuşturucu maddelerin ele geçtiği, bu şekilde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, fiziki takip ve olay tutanağı, tape kayıtları, tanık ...'ün beyanı, tutanak mümzilerinin ifadesi, tanıkta ele geçen maddelerin sarılı olduğu kağıt parçaları ile ikamette ele geçen kağıt parçalarının benzer özellikte olması, sanığın üzerinde ve ikametinde ele geçen maddelerin kişisel kullanım miktarının üzerinde oluşu ve çeşitliliği, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 13.12.2024 tarihli ve 2024/2488 Esas, 2024/2609 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2.maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür ile ilgili kısmında yer alan "sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK 58... sayılı yasanın 108/3. maddeleri gereğince bu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2777, K. 2026/7615, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-2777-e-2026-7615-k-6ef13ee2ca40