Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2485 E. 2026/3812 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2485
Karar No
2026/3812
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1688 E., 2024/1536 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2023/237 Esas, 2024/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 62, 53... . maddeleri gereğince 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.09.2024 tarihli ve 2024/1688 Esas, 2024/1536 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri; yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, hükmün gerekçesiz olarak kurulduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Mağdurun sanık hakkında şikâyetçi olduğunu belirterek davaya katılmak istediğini ifade ettiği gözetilmeden katılma talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerine aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de bu durumun telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre, olay günü mağdurun sanığın telefonu ile attığı konumdaki bina içerisine gittiği, burada sanık ile mağdur arasında alacak meselesi yüzünden başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, tartışma esnasında sanığın ele geçirilemeyen bıçak ile mağduru yaraladığı, yaşlarının küçük olması nedeniyle eldeki dosyadan ayrı olarak soruşturmaları yürütülen şahıslar ile birlikte mağduru bina içerisindeki bir daireye zorla götürdükleri, burada da sanığın, mağduru darp edip bıçakladığı, daha sonra sanığın, bu şahıslar ile birlikte mağduru aşağı indirip gelen araca zorla bindirmek istediği, ancak mağdurun yaralı olması sebebiyle vazgeçtiği, mağdurun alınan adli tıp raporuna göre basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği ve bu şekilde sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık savunması, mağdur beyanı ve tanıklar beyanları, kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, sanığın cebren, birden fazla kişi ile birlikte ve silah kullanmak suretiyle mağduru hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 18.09.2024 tarihli ve 2024/1688 Esas, 2024/1536 Karar sayılı kararında, sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca, İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2026 tarihinde karar verildi.

...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2485, K. 2026/3812, T. 16.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-2485-e-2026-3812-k-6c9ac7058e3f