Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2333 E. 2026/5864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2333
- Karar No
- 2026/5864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3039 E., 2024/1897 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2024 tarihli ve 2024/145 Esas, 2024/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4a, 53... . maddeleri uyarınca 15... hapis cezası ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/3039 Esas, 2024/1897 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve düzeltilerek hükme yönelik sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve sanık müdafinin temyiz sebepleri; yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, hükmedilen sonuç ceza miktarının çok fahiş olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerince devriye görevinin ifa edildiği sırada daha önceden tanınan ve yakalaması bulunan sanık ...'nin görüldüğü, sanığa ikazda bulunularak teslim olmasının istenildiği ancak sanığın kaçmaya çalışırken elinde bulunan çantayı avlu içerisine attığı, peşi sıra kolluk ekiplerince yakalandığı ve çantanın bulunduğu yerden alınarak muhafaza altına alındığı, çantada yapılan arama neticesi pregabalin ve MDMA etken maddesini içeren hapların ele geçirildiği ve sanığın bu şekilde ele geçen uyuşturucu maddeleri satmak amacıyla bulundurduğunun iddia edildiği olaya ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, tutanak düzenleyicisi tanıkların beyanları, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu raporu ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde ve 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi hükmünde, ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında " sanığın 2.kez mükerrir olduğu anlaşıldığından 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ibarelerinin yazılması, hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle, sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 11.12.2024 tarihli ve 2024/3039 Esas, 2024/1897 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği; İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan " sanığın 2.kez mükerrir olduğu anlaşıldığından 5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ibarelerinin çıkartılması suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.