Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/1969 E. 2026/3606 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1969
- Karar No
- 2026/3606
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3655 Esas, 2024/3645 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2024 tarihli ve 2024/83 Esas, 2024/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53, 58... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/3655 Esas, 2024/3645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemleri Mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığına, ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırları içerisinde kaldığına, eksik araştırma sonucunda hüküm kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına ve sanığın lehine olan delillerin dikkate alınmadığında kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde yapılan ihbar üzerine, sanığın ikamet adresinde yapılan aramada uyuşturucu madde ve çok sayıda poşetin ele geçirildiği; bu şekilde sanığı atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç tarihinde ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alındığında, sanık hakkında temel ceza tesis edilirken alt sınırdan uzaklaşmak gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, istihbari bilginin içeriği, olay tutanağı içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği ve miktarı karşısında dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci kez mükerrir olan sanığın koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 19.12.2024 tarihli ve 2024/3655 Esas, 2024/3645 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi, hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereği sanığın koşullu salıverilmemesine" ibaresinin çıkartılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.