Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/1908 E. 2026/3173 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1908
Karar No
2026/3173
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2707 E., 2024/2452 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2024 tarihli ve 2024/427 Esas, 2024/546 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/2707 Esas, 2024/2452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Ele geçirilen uyuşturucu maddenin ambalajı üzerinde sanığa ait parmak izinin tespit edilemediği, olay tutanağında imzası bulunan tutanak tanıklarının beyanlarında sanık lehine olan hususların hükme esas alınmadığı, eksik inceleme ve yetersiz değerlendirme ile mahkûmiyet kararı verildiği, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gözetilmeden hüküm kurulduğundan hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde kolluk görevlilerinin devriye görevi ifa ettikleri sırada ormanlık alanda kalabalık bir grubun görülmesi üzerine, kontrol amacıyla söz konusu kişilerin yanına gidildiği, bu esnada sanığın kaçmaya başladığı, kaçarken elinde bulundurduğu uyuşturucu maddeleri yere attığı, akabinde yakalandığı; bu suretle sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay ve yakalama tutnağı, sanık savunması, tutanak mümzilerinin ifadeleri, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci kez mükerrir olan sanığın koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 03.12.2024 tarihli ve 2024/2707 Esas, 2024/2452 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi, hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısmından "5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereği sanığın koşullu salıverilmemesine" ibaresinin çıkartılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/1908, K. 2026/3173, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-1908-e-2026-3173-k-713823f0f8c9