Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13803 E. 2026/9381 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13803
Karar No
2026/9381
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3235 E., 2025/3236 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2025 tarihli ve 2024/520 Esas, 2025/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/3235 Esas, 2025/3236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli ve somut delilin bulunmadığına, arama işleminin hukuka aykırı şekilde yerine getirildiğine ve hükme esas alınamayacağına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığın kullanıcı olduğuna, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 29.08.2024 tarihinde, sanığın ikametinde uyuşturucu madde sattığı ve kullandırdığı yönünde istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte, sanığın ikamet ettiği eve kullanıcı tanıklar ... ve ...'nin birlikte geldiği, kullanıcı tanık ...'nin sanığın yanından ayrıldıktan sonra durdurulduğu ve üzerinden ... maddesi ele geçtiği, sanığın ikametinde usulüne uygun yapılan aramada sonradan alınan uzmanlık raporuna göre ... maddesi ile pregabalin içerir haplar ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi gereğince artırım yapılırken suça konu uyuşturucu madde ... olmasına rağmen cezanın maddenin MDMA olduğundan bahisle artırılması sonuca etkili görülmemiş, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Olayın intikal şekli, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanak, suça konu uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu, kullanıcı tanıkların soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları ile teşhis tutanakları, ihbar ile uyumlu şekilde sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu maddelerin çeşidi ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın, uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde, arama işleminin usulüne uygun olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 15.09.2025 tarihli ve 2025/3235 Esas, 2025/3236 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/13803, K. 2026/9381, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-13803-e-2026-9381-k-a44aefaa13bb