Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13401 E. 2026/6575 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13401
Karar No
2026/6575
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/99 E., 2025/333 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2023 tarihli ve 2022/418 Esas, 2023/508 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 19.02.2022 tarihli eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarihli ve 2024/19057 Esas, 2024/777 Karar sayılı kararı ile suçun vasfına ve sübutuna yönelik takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak; temyiz konusu dosya ile İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/99 Esas sayılı dosyasının birleştirilip eylemlerin tek suç, iki ayrı suç yada zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2025 tarihli ve 2024/99 Esas, 2025/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 19.02.2022 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3, 52... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 13.3200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık uygulanırken yardım ve hizmet gözönüne alındığında eksik indirim yapılarak fazla ceza tayin edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Gerekçede etkin pişmanlık indirim oranı 1/2 denilmesine rağmen nihai cezanın 1/3 oranında uygulanarak gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluştuğu, ayrıca etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken takdiren en alt sınırdan uzaklaşılarak 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe UYAP sistemi üzerinden ve dosyada yapılan incelemede; Sanığın 27.06.2020 tarihli eylemi yönünden uyuşturucu madde ticareti suçundan İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/433 Esas ve 2023/373 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 25.01.2024 tarihli, 2024/14 Esas ve 2024/253 Karar sayılı bozma ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/99 Esas sayılı sırasına kaydı yapılmıştır. Yine sanığın 19.02.2022 tarihli eylemi yönünden uyuşturucu madde ticareti suçundan İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/418 Esas ve 2023/508 Karar sayılı kararı ile kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 07.02.2024 tarihli, 2024/417 Esas ve 2024/514 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilerek temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.10.2024 tarihli ve 2024/19057 Esas, 2024/777 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş ve Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda temyize konu dosyanın aralarında bulunan hukuki ve fiili irtibat nedeniyle halen derdest olan İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/99 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2025 tarihli ve 2024/99 Esas, 2025/333 Karar sayılı kararı ile sanığın 27.06.20 20... .02.2022 tarihli eylemlerinin fiili kesinti nedeniyle iki ayrı suç oluşturduğu kabul edilerek sanığın 2 (iki) kez ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir. Cumhuriyet savcısı tarafından Dairemiz bozma ilamına konu olan 19.02.2022 tarihli eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden temyiz dilekçesiyle temyiz kanun yoluna, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin bozma ilamına konu 27.06.2020 tarihli eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden ise istinaf dilekçesiyle istinaf yasa yoluna başvurulduğu, sanık müdafii ise her iki eylem yönünden yasa yollarına başvurduğu anlaşılmıştır. Dairemizde temyiz incelemesi devam ettiği sırada UYAP'ta yapılan incelemede İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 14.11.2025 tarihli ve 2025/3882 Esas, 2025/4106 Karar sayılı ilamı ile 27.06.20 20... .02.2022 tarihli eylemler yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiş ve bu bozma ilamı üzerine İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2026 tarihli, 2025/1023 Esas ve 2026/55 Karar sayılı kararı ile yeniden 27.06.20 20... .02.2022 tarihli her iki eylem yönünden ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuş ve bu hükümlerin istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 2026/1820 Esas sırasında kayıt olduğu ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” normu gözetilerek; Dairemizin bozma ilamına konu olan sanığın 19.02.2022 tarihli eylemi yönünden kurulan hükmün inceleme görevinin Dairemize ait olduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkeme 26. Ceza Dairesinin, 14.11.2025 tarihli ilamı ile 19.02.2022 tarihli eylem yönünden verilen kararın ve bu kararın akabinde İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2026 tarihli ilamı ile 19.02.2022 tarihli eylem yönünden verilen kararının görevsiz mahkemece verilmiş kararlar niteliğinde olup hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmıştır. Her ne kadar Tebliğnamede 27.06.2020 tarihli eylem yönünden de görüş bildirilmiş ise de; sanığın 27.06.2020 tarihli eyleminin İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilamına konu olduğundan istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve bu eylem yönünden de Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf taleplerinin yukarıda belirtildiği üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2025 tarihli kararı ile incelendiği anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yalnızca 19.02.2022 tarihli eylem ile sınırlı olacak şeklide yapılmıştır. Dava dosyası kapsamına göre; 19.02.2022 tarihinde görevlilerce durumundan şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst yoklaması yapılacağı sırada kendi rızası ile çantasının içindeki kullanım miktarının üzerinde bulunan metamfetamini teslim ettiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, ele geçen maddenin miktarı, sanığın ekonomik durumu, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizik bulunmadığı anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Hükmün gerekçesinde ve hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığı belirtildiği halde tayin olunan temel cezadan 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturularak sanığa fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2025 tarihli ve 2024/99 Esas, 2025/333 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Ceza Dairesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/13401, K. 2026/6575, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-13401-e-2026-6575-k-a2b68b0acbbf