Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12425 E. 2026/5842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12425
- Karar No
- 2026/5842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2601 E. 2025/1850 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.07.2025 gün ve 2025/256 Esas, 2025/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/2601 Esas, 2025/1850 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafilerinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, son söz hakkının sorulmadığı, üzerinden ele geçen sentetik ... maddesinin sanığa ait olmadığı, mümzi tanıkların dinlenmediği, lehe delillerin toplanmadığı, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği, eksik araştırma yapıldığı, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü durumundan şüphelenerek sanığın yanına giden ekiplerin kaba üst araması yapılacağını söylemeleri üzerine montunun ceplerinde bulunan sentetik ..., sentetik ... üretiminde kullanılan madde ve ... maddesini rıza ile teslim ettiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğine dair Bölge Adliye Mahkemesi eleştirisi yerinde görülmüştür. Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, savunma, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından suç tarihinde sanığın üzerinde çeşitli ve kullanma miktarı üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçtiği, sanığın olay günü ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, üzerinde ele geçen maddelerin kendisine ait olduğunu ve kullanmak için bulundurduğunu beyan ettiği, mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu, ekiplerin arama yapacaklarına dair beyan üzerine sanığın üzerindeki uyuşturucu maddeleri rızaen teslim etmesi karşısında etkin pişmanlık hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığı, müdafi eşliğinde savunması alınan sanığa son söz hakkının tanındığı anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/2601 Esas, 2025/1850 Karar sayılı kararında sanık ve müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.