Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11800 E. 2026/3959 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11800
Karar No
2026/3959
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1537 E., 2025/1572 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, red TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların; itiraz kanun yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.09.2025 tarihli ve 2025/1537 Esas, 2025/1572 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2025 tarihli ve 2023/335 Esas, 2025/70 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2. cümle, 31/2, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2. cümle, 31/2, 62... . maddeleri uyarınca doğrudan verilen 240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.09.2025 tarihli ve 2025/1537 Esas, 2025/1572 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (lehe), katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesi uyarınca reddine, diğer suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden vekalet ücretine, diğer suçlar yönünden mağdur çocuğun beyanlarında çok ciddi çelişkiler olduğuna, şikayetin çok sonra yapıldığına, kesin ve somut delil olmadığına, mağdurun iftira atmış olabileceğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden; Suça sürüklenen çocuk hakkında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından itirazen incelenip karar verildiğinden temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine ilişkin olduğu görülerek temyiz dilekçesi kapsamına göre, vekalet ücreti ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde suça sürüklenen çocuk yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekâletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 10.09.2025 tarihli ve 2025/1537 Esas, 2025/1572 Kara sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2026 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11800, K. 2026/3959, T. 17.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11800-e-2026-3959-k-da8b6acbd563