Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/698 E. 2024/4457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/698
- Karar No
- 2024/4457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3158 E., 2022/2388 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.08.2021 tarihli ve 2021/42246 Esas, 2021/103828 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/347 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/3158 Esas, 2022/2388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay; sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkindir. 2. 07.06.2021 tarihli olay tutanağına göre; kolluk görevlilerinin yapmış olduğu uygulama sırasında durumundan şüphelenilen sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracın durdurulduğu ve sanığın yapılan kaba üst yoklaması sırasında 8 paket ve yere düşen 1 paket dahil olmak üzere toplam 9 paket uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen maddelerin ele geçirildiği belirlenmiştir. 3. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporuna göre; sanıkta ele geçen 1 paket maddenin kokain, 8 paket maddenin ise esrar içerdiği tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın üzerinden paketcikler halinde esrar ve kokain ele geçirildiği olayda; sanıkta ele geçen cep telefonunun incelenmesinde "Pascal" olarak kayıtlı GSM hattından Whatsap aracılığıyla olay günü çok sayıda adres konumunun sanığın telefonuna gönderildiği, sanığın da bu numaraya iban numarasını gönderdiği, sanığın "batu aktif bank" olarak kayıtlı GSM hat kullanıcısı ile de whatsap aracılığıyla olay günü uyuşturucu madde ticareti anlamına gelen yazışmalar yaptığının görüldüğü, sanık ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanmak için satın aldığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilme şekli, cinsi, miktarı, ayrı ayrı paketlenmiş ve satışa hazır olmaları, sanığa telefonunda Pascal olarak kayıtlı şahıs tarafından olay günü gönderilen adres konumlarının sanığın taşıdığı uyuşturucu maddeleri teslim edeceği adresler olduğuna dair kanaat oluşması, sanığın whatsap yazışma içeriği ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu maddeleri ticaret kastıyla muhafaza edip taşıdığı, sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine, sanığın savunması adı geçen paskal adlı şahsın tüm araştırmalara rağmen tespitinin mümkün olmadığı, yine sanığın beyanında geçen telefon numaralarının fiili kullanıcıları hakkında yapılan suç duyurusu akıbetinin beklenmesinden yargılamanın geldiği aşama itibarıyla vazgeçildiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesinin mümkün olduğu, tüm dosya kapsamı itibariyle koşulları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.11.2022 tarihli ve 2022/3158 Esas, 2022/2388 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.