Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/627 E. 2024/2482 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/627
- Karar No
- 2024/2482
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2540 E., 2022/2364 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/183 Esas, 2022/2364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 16 yıl 6 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli ve 2022/2540 Esas, 2022/2364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; 1. İddianamenin yanlış ve yetersiz olduğuna, 2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 3. Eksik inceleme yapıldığına ve lehe delillerin toplanmadığına, 4. Beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Olay tarihinde sanığın ikametgahında uyuşturucu madde bulundurduğu ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde istihbari bilgi alınması üzerine adrese gelen görevlilerin, ... ve ...'un sanık ile binanın önünde buluşup aralarında alışveriş yapıldıktan sonra binanın otopark kısmına yöneldikleri sırada müdahale ettikleri ve ...'ın olay yerinden kaçarken yere beyaz kağıda sarılı vaziyette 2,5 gram uyuşturucu maddeyi attığını gördükleri, ...'un ise kendi rızası ile üzerindeki beyaz kağıda sarılı vaziyette, tartımında 1,5 gram, 3 gram, 3 gram, 2,4 gram geldiği tespit edilen dört parça halindeki uyuşturucu maddeleri kolluk görevlilerine teslim ettiği, yapılan görüşmede tanıkların uyuşturucu maddeyi kendisine cep telefonundan ulaştıkları sanıktan aldıklarını, cebe havale yöntemi ile para gönderdiklerini, evin önünde uyuşturucu maddeyi aldıktan sonra sanığın arabaya binerek gittiğini, kendilerinin de otoparka doğru yürüdükleri sırada yakalandıklarını beyan etmeleri üzerine Cumhuriyet savcısının yazılı arama emri ile adreste yapılan aramada bir adet beyaz renkli kağıda sarılı vaziyette 2 gram, bir adet şeffaf kilitli poşet içerisinde 16 gram ve bir adet beyaz poşet içerisinde 20 gram uyuşturucu madde ele geçirildiği, alınan uzmanlık raporunda sanığın ikametinde ve tanıklarda ele geçen uyuşturucu maddelerin sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5CL-ADB-A etken maddesi ihtiva ettiğinin anlaşıldığı, sanığın aşamalarda uyuşturucu madde kullandığını, Metehan ve Deniz ile aralarında uyuşturucu alışverişinin bulunmadığını, Deniz'in kendisine borcu olduğu için olay günü Papara isimli platform üzerinden 147,00 TL para gönderdiğini savunduğu, soruşturma aşamasında Deniz'in, sanıktan 150 TL karşılığında uyuşturucu aldığını, parayı cebe havale gönderdiğini beyan etmişken mahkeme huzurunda sanığı mahalleden tanıdığını, uyuşturucu maddeyi Metehan ile birlikte Çiko lakaplı kişiden aldıklarını beyan ettiği, tanığın olayın sıcağı sıcağına karakolda vermiş olduğu ifadesine itibar edilmesi gerektiği, diğer tanığın da benzer ifadede bulunduğu, tutanak tanıklarının tutanağı doğruladıkları, sanığın cep telefonunda yapılan bilirkişi incelemesinde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olduğu değerlendirilen mesajlar bulunduğu, tanıkların sıralı fotoğraflar arasından sanığı kesin olarak teşhis ettikleri, olay yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda alışveriş yapılan yerin Beykent Cerrahi Tıp Merkezi'ne 70 metre mesafede olduğunun tespit edildiği değerlendirilerek; 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi "Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu bulunan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır" hükmü uyarınca sentetik kannabinoid ticareti yapma suçunu işlediği kanaati ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna ve vasfına, delillerin hukuka uygun ve tam olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/2540 Esas, 2022/2364 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.