Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/25197 E. 2026/7278 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/25197
- Karar No
- 2026/7278
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2284 Esas, 2024/2334 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2023/377 Esas, 2024/203 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53... /6. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan cezanın bir seferde alınacağının ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrilebileceğinin sanığa ihtarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.06.2024 tarihli ve 2024/2284 Esas, 2024/2334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun işlendiğine dair delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, eksik inceleme ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, "... isimli şahsın uyuşturucu ticareti yaptığı, şahsın ... isimli sitede ev tuttuğu, buradan İzmir ilinden yüklü miktarda getirdiği uyuşturucu maddeleri sattığı, zula olarak ... bir lokantayı kullandığı" şeklindeki istihbari bilgiye istinaden sanığın ikametgahında ve aracında usulüne uygun şekilde yapılan aramada hassas terazinin, ..., ... ve ... maddelerinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Madde miktarı, çeşitliliği, maddelerin bulunduğu yerlerin dağınık ve fişeklenmiş şekilde olması, istihbari bilginin ticarete ilişkin olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yerine, çevrilebileceğine karar verilerek, 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesinin son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.06.2024 tarihli ve 2024/2284 Esas, 2024/2334 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının mahsus bölümünden "çevrilebileceğinin" ibaresi çıkarılarak yerine "çevrileceğinin" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.