Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24029 E. 2026/4619 K. – Kişiyi Hürriyeti
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/24029
- Karar No
- 2026/4619
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/303 E., 2024/1086 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2019 tarihli ve 2019/1139 Esas, 2019/1366 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.01.2024 tarihli ve 2021/17089 Esas, 2024/663 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılanın kendisine olan borcunu ödememesinden kaynaklanan öfkenin oluşturduğu haksız tahriğin etkisi altında iken atılı suçu işlemesi karşısında; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddesi gereğince indirim yapılmayarak fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/303 Esas, 2024/1086 Karar sayılı karan ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a, 29, 53/1-2-3, 58. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur ile sanığın beyan ve savunmalarının çeliştiğine, mağdurun beyanlanna öncelik tanınabilmesi için başkaca somut delillerin bulunması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı karar verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın mağduru konuşmak amacıyla aracına davet ettiği, araçta darp etmek suretiyle inmesine izin vermediği bu hali ile üzerine atılı suçu işlediği iddiasına iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2024 tarihli ve 2024/303 Esas, 2024/1086 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi. ...