Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/17231 E. 2026/4938 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/17231
Karar No
2026/4938
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/544 E., 2023/663 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararların sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2019/7385 Esas, 2022/6476 Karar sayılı kararı; "2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ... ve ... ile katılan vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede; a)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK.nın 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/12) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 08.10.2013 tarihli adli raporuna göre katılanın vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nın 3. maddesine göre "cezada orantılılık" ilkesine aykırı olarak (1/6) oranında artırım yapılması suretiyle sanıklara fazla ceza verilmesi, b)Katılanın sanık ...'in kızkardeşi aleyhine twitter adlı sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesajlar yazması nedeni ile oluşan kızgınlıkla sanık ...'ın suça konu eylemi gerçekleştirdiği, ancak, sanıklar ... ve ...'ye yönelik katılandan kaynaklanan haksız bir eylem olmaması karşısında, şartları oluşmadığı halde sanıklar ... ve ... hakkında TCK.nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, c)Sanık ... hakkında iddianamede sevk maddesi olarak 5237 sayılı TCK.nın 39. maddesinde belirtilen yardım hükümleri gösterildiği halde, ek savunma hakkı verilmeden aynı Kanun'un 37/1 maddesinde belirtilen iştirak hükümlerine göre mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMUK.nın 226. maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanıklar ... müdafii ve ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 3-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede ise; Katılanın sanık ...'in kızkardeşi aleyhine Twitter adlı sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesajlar atması nedeniyle sanık ile katılan arasında husumet bulunduğu, sanığın ortak arkadaşları olan sanık ...'yi arayarak katılan ile konuşmak istediğini söyleyerek Üzeyir'den katılanı getirmesini istediği, sanık ...'nin katılanı arayarak sanık ... ile konuşmak ve barıştırmak amacıyla onları görüştürmek istediğini söylediği, katılanın bu teklifi kabul ettiği, sanık ...'in yakın arkadaşı olan ...ın, şöförü olan sanık ...e verdiği talimat üzerine sanık ...in kullandığı araç ile önce ...'yi sonra da katılanı alarak işyerine getirdiği, sanık ... ile katılanın yazıhane denilen kısma geçtikten sonra sanıklar ... ile ...'in silahtan sayılan demir cisim ile katılana vurmaya başladıkları, o sırada sanık ...'nin müdahale etmeyerek oturduğu, Adli Tıp Kurumu'nun 08.10.2013 tarihli raporuna göre 1. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladıkları, daha sonra sanıklar ..., ... ve ...'nin, sanık ...in kullandığı araç ile katılanı oturduğu bölgede araçtan indirdikleri anlaşılan olayda, sanıkların, katılanı, sanık ... ile arasındaki husumet nedeniyle yaptıkları plan çerçevesinde sanık ...'e ait işyerine, fikir ve eylem birliği içerisinde hile ile getirdiklerinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, sanık ...in sanık ...'ın çalışanı olup, onun emir ve talimatıyla çalıştığı hususu da dikkate alındığında sanıklar ..., ... ve ...'nin üzerlerine atılı cebir, tehdit veya hile kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu gerçekleştirdikleri gözetilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 3-a-b maddeleri uyarınca TCK.nın 109/3-a ve b maddelerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek TCK.nın 3. ve 61. maddeleri gereği temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi..." kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/544 Esas ve 2023/663 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 87/3, 29/1, 53, 58/7. maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109/2, 3-a-b, 53, 58. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 87/3, 39/2-c, 53. maddeleri uyarınca 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109/2, 3-a-b, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86/1, 86/3-e, 87/3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109/2, 3-a-b, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna, eksik bilgilendirme nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığına, eksik inceleme ile yetersiz ve gerekçeden yoksun karar verildiğine, sanığın sözkonusu suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil olmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5237 sayılı Kanunun 39. maddesinin uygulanmadığına, hiçbir gerekçeye dayanmadan takdiri indirim uygulanmadığına, re'sen gözönüne alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; savunma hakkının ihlal edildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sanığa son sözü sorulmadan hüküm kurulduğuna, aleyhte bozma yasağına uyulmadığına, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, re'sen gözönüne alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ...' in temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, sanığın kullandığı silahtan sayılan bir cisim bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanık ..., kız kardeşi hakkında, olumsuz dedikodular yapmakla ve annesinin otosunun camını kırmakla suçladığı katılan ... için, arkadaşı olan diğer sanık ... ile anlaşarak, sanık ...'ın yazıhanesinde bekledikleri, sanık ...' den konuşma bahanesiyle katılan ...'ı kandırıp getirmesini istediği, sanık ...'in de arabayla katılan ...'ı hile ile sanık ...'ın yazıhanesine getirdiği ve yazıhanede sanık ...'ın muştayla, boya kutusuyla ve yumrukla, sanık ...'ın tabanca kabzasıyla ve yumrukla katılanı darp ettikleri, sanık ...' in içeride olanları seyrettiği, katılanın çıkışına izin vermeyerek hürriyetini kısıtladıkları, katılanın bir daha yapmayacağına dair söz aldıktan sonra sanıkların, katılanı evinin iki sokak ötesine götürüp bıraktıkları, sanıkların kemik kırığı oluşacak şekilde yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılan beyanları, Adli Tıp Kurumu raporu, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanıkların, atılı suçu işlediğine yönelik Mahkeme kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2-Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılan beyanları, Adli Tıp Kurumu raporu, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanıkların, atılı suçu işlediğine yönelik Mahkeme kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun' un 109/2. maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 109/3-a, b maddesi gereğince bir kat artırım yapıldığı sırada hesap hatası sonucu sonuç cezanın "4 yıl 12 ay " yerine "5 yıl" olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Oluşa ve dosya kapsamına göre katılanın sanık ...'in kızkardeşi aleyhine twitter adlı sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesajlar yazması nedeni ile oluşan kızgınlıkla sanık ...'ın suça konu eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanunun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/544 Esas ve 2023/663 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2-Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarih ve 2022/544 Esas ve 2023/663 Karar sayılı hükmüne yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin sanık ... hakkında B)b-1 bendinin ve sanık ... hakkında C)b-1 bendinin ikinci paragrafında yer alan "..5 yıl..." ibareleri çıkarılarak yerine "...4yıl 12 ay...'' ibarelerinin yazılması suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2023 tarih ve 2022/544 Esas ve 2023/663 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/17231, K. 2026/4938, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-17231-e-2026-4938-k-64912f92f415