Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4651 E. 2024/290 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4651
Karar No
2024/290
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/288 E., 2023/542 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onanmasına Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır 2. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay cezası ile cezalandırılmasına ve hak yokunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli kararı ile "…Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu... nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay cezası ile cezalandırılmasına ve hak yokunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi haksız olarak verilen cezanın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay sanığın 07.07.2015 tarihinde Silivri Açik Ceza İnfaz Kurumu'ndan 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesi kapsamında 3 gün içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne müracaat etmek üzere tahliye edildiği ancak yasal zorunluluk olmasına rağmen İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne müracaat etmediği İstanbul İnfaz Hakimliğinin vermiş olduğu kararla kapalı ceza evine iade kararı verilmesine karşın teslim olmayarak firar suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın Silivri Açık Cezaevinden 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi kapsamında üç gün içinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne müracaat etmek üzere tahliye edildiği, sanığın belirtilen sürede müracaat etmemesi nedeniyle İstanbul İnfaz Hakimliği'nin 2015/313 E-K sayılı kararı ile kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildiği sanığın bu karara rağmen Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı kolluk güçlerince yakalandığı tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 Sayılı Kanun) 105/A-8 maddesi yollamasıyla 292/1. maddesi" olduğunun belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş ise de, bu hususun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün 3 numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/288 Esas sayılı ve 05.10.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci hükmün birinci fıkrasına "eylemine uyan" ibaresinden sonra gelmek üzere "5275 sayılı Kanun'un 105/A-8 maddesi delaletiyle" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4651, K. 2024/290, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4651-e-2024-290-k-425ed8b31416