Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3700 E. 2025/1536 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3700
Karar No
2025/1536
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2022/131 Esas, 2022/259 Karar SUÇ :6136 sayılı Kanun'a aykırılık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2022 tarihli ve 2022/131 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, hükmolunan 3 ay 22 gün hapis cezası ve 300 TL adli para cezasına ilişkin kararın 15.09.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 21.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/104212 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/86764 sayılı dosyası ile başlatılan soruşturma esnasında, sanığın üzerine atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olması sebebiyle Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığa Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla seri muhakeme teklifi gönderildiği, ancak sanığın Covid-19 izninde olması nedeniyle anılan İnfaz Kurumunda tebliğ işleminin yapılamadığı, akabinde sanığın cezaevinden ayrılırken son olarak bildirilmiş olduğu "Çıldır 1 Sk. ... Apt. Kat:1 No:2 Merkez/Niğde" sayılı adres yerine mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre tebligat işleminin yapılarak, sanığın seri muhakeme teklifine icabet etmediğinden bahisle hakkında atılı suçtan açılan kamu davası sonunda mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda sanık hakkında seri muhakeme teklifine ilişkin ihtarın sanığın Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumundan ayrılırken son olarak bildirmiş olduğu adres yerine mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca "mernis adresidir" şerhi düşülmek suretiyle tebliğ edildiği, yapılan tebliğin usulsüz olduğu, dolayısıyla kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, Mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma kararı” verilerek, sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesini müteakip, sanığa seri muhakeme teklifinin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B.İnceleme konusu dosyada, hükümlünün, yokluğunda verilen kararın 20.06.2022 ve 08.07.2022 tarihlerinde belirlenen adreslerine tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; bu tarihlerde Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve hükmün kesinleşmediği belirlenmiştir. C.Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün bu itibarla olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki şartları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMLERİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3700, K. 2025/1536, T. 26.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3700-e-2025-1536-k-d36b0a35e367