Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3401 E. 2024/9820 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3401
- Karar No
- 2024/9820
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/261 E. 2022/14 K. MAHKEMESİ : Sinop Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/589 Değişik İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet, itirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gerze Cumhuriyet Başsavcılığının 21.08.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/2. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Gerze Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 04.03.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Gerze Asliye Ceza Mahkemesinin 09.08.2022 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına ve seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Gerze Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesine müteakip, Mahkemece 07.11.2022 tarihli ek karar ile hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından infazın aynen devamına karar verildiği, bu karara karşı hükümlü müdafiinin itirazı üzerine Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2022 tarihli kararı ile itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 25.07.2023 tarihli ve 2023/3542 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90233 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Gerze Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2022 tarihli ve 2019/261 esas, 2022/14 sayılı kararı ili ilgili yapılan incelemede; 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur" şeklindeki ve 13/4. maddesinde yer alan "Ateşli silahlara ait mermilerin pek az sayıda bulundurulmasının veya taşınmasının mahkemece vahim olarak takdir edilmemesi durumunda hükmolunacak ceza altı aya kadar hapis ve yüz güne kadar adlî para cezasıdır." şeklindeki düzenlemeler ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14/06/2021 tarihli ve 2021/5965 esas, 2021/115894 karar sayılı ilamında yer alan "..olay yerinde yapılan üst aramasında şarjör ve basılı vaziyette 8 adet 9 mm çapında MKE yapımı fişek elde edildiği, elde edilen fişeklerin, 6136 Sayılı Kanun kapsamında değerlendirildiğinin uzmanlık raporu ile belirlendiği, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre ele geçen mermilerin 50 ve daha az olması halinde 6136 sayılı Yasa'nın 13/4. maddesine uyan suçun oluşacağı, yasak niteliği haiz mermi bulundurma eyleminin temas ettiği 6136 sayılı Yasa'nın 13/4. maddesinde düzenlenen suçun ise, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK.nın 75. maddesi uyarınca ön ödemeye tabi olan 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı yasanın 13/1. maddesi uyarınca fazla ceza tayini..BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre; 1- Dosyada 6136 sayılı Kanun'a tabi olan herhangi bir tabancanın bulunmadığı, sanığın evinde ele geçirilen ve yasa kapsamında bulunmayan iki adet ses tabancasının mal müdürlüğüne gönderilerek idari işlem yapıldığı, emanetin 2018/113 sırasına kayıtlı eşyaların ise saçma taneleri, 9 mm çapımda fişekler ve 7.65 mm çapında fişeklerden ibaret olmasına rağmen sanık hakkında bir adet ateşli silah ve mutad sayıdaki mermileri bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmakla, sanıktan teslim alınan fişeklerin 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, yanlış uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesinde, 2- 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde düzenlenen pek az sayıda yasak niteliği haiz mermi bulundurma suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca ön ödeme kapsamına alındığı cihetle, Mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, ön ödemeye ilişkin usulü işlemler yapılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde, Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/589 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13. maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçların seri muhakeme usulüne tabi olduğu, 6136 sayılı Kanun'un 13/4. maddesinin bu kapsamda olmadığı gözetilmeden seri muhakeme usulü uygulanarak karar verilmesinde, Kabule göre de; 5271 sayılı Kanun'un 250/1. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. ... olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra), 2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), 3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra), 4. Gürültüye neden olma (madde 183), 5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra), 6. Mühür bozma (madde 203), 7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206), 8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra), 9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268), suçları. b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç. d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç. e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile; 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın 27/01/2022 arihinde verildiği ve 04/03/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Gerze Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/261 Esas sayılı dosyasında suç tarihi 27.11.2018 olduğu halde, tekerrüre esas alınan Gerze Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2019 tarihli ve 2018/395 Esas, 2019/23 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi uyarınca verilen 4 ay 5 günlük hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün suç tarihinden sonra 26.09.2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinden sonra tekerrüre esas alınan ilam yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.