Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3370 E. 2024/9523 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3370
- Karar No
- 2024/9523
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/855 Değişik İş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/537 Esas, 2020/347 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine 16.02.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/787 Esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü ... ... Elçi yönünden lehe olan hükümlerin uygulanması talebinin reddine ve infazın devamına ilişkin Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ek kararına yapılan itirazın Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli ve 2022/855 Değişik İş sayılı kararıyla kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/14649 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93802 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93802 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kararın 29/09/2020 tarihinde verildiği ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 16/02/2021 tarihli ve 2021/82 Esas, 2021/202 sayılı kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 5’in birinci fıkrasının (d) bendinde de “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir. 2. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 3. Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hüküm iptal edilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanılmıştır. 4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, bununla birlikte hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/537 Esas, 2020/347 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce verildiği ve 16.02.2021 tarihinde kesinleştiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine Mahkemesince kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/855 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.