Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3332 E. 2024/9754 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3332
- Karar No
- 2024/9754
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/656 E., 2020/287 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2019/656 Esas, 2020/287 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 05.01.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 2022/22506 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87602 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87602 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/09/2020 tarihli inceleme konusu kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 25/01/2022 tarihli ve 2022/130 Esas, 2022/104 sayılı kararı ve benzer bir olayla ilgili Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 14/03/2022 tarihli ve 2021/29316 Esas, 2022/4870 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde yer alan, "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklindeki, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı Kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu iptal kararının 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde işaret edilen hakkında basit yargılama yapılması mümkün görülen ancak 01/01/2020 tarihinden önce kovuşturma aşamasına geçildiği için basit yargılama yapılmayan suçlara ilişkin görülmekte olan davalarda gözetilmesinin gerektiği, Somut olayda, sanığın mahkumiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanunu'nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, kararın ise 03/09/2020 tarihinde verildiği anlaşılmakla, karar tarihi itibariyle belirtilen iptal kararı sonrasında sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.5271 sayılı Kanun'un ''Basit yargılama usulü'' başlıklı 251/1. maddesi; ''(1)Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir" şeklinde, Aynı Kanunun geçici 5. maddesinin (c) ve (d) fıkraları da;'' (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...'' Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş ve bu karar 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün yargılama konusu eyleminin 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesine göre basit yargılama usulüne tabi olduğu ve hüküm 03.09.2020 tarihinde verilip 05.01.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ve basit yargılama usulünün hükme bağlanmış ve kesinleşmiş kararlar hakkında uygulanmayacağı anlaşılmış ise de; anılan kararın kovuşturma evresinde iptal kararının yürürlüğe girdiği tarihinden sonra hükme bağlanmış olması karşısında hükümlü hakkında basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Mahkemesince bir değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.09.2020 tarihli ve 2019/656 Esas, 2020/287 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.