Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3301 E. 2023/10646 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3301
- Karar No
- 2023/10646
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1165 E., 2022/2452 K. SUÇ : Yivli ve yivsiz silahlarla, bıçak ve diğer aletleri sırf saldırıda kullanmak için taşımak HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2021 tarihli iddianamesi ile, suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan suçtan dolayı hapis cezasından çevrili 1.400,00 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 260,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İlgili kararın Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 24.11.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet hükmünde hapis cezasının seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrildiği 8 inci sırasında yer alan paragrafın tamamen hükümden çıkarılarak yerine "-Suça sürüklenen çocuğa verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının kısa süreli olması ve suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyetinin bulunmaması nedeniyle; TCK'nın 50/3 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 100 tam gün karşılığı adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilmesine, -Suça sürüklenen çocuğa verilen 100 tam gün adli para cezasının, sosyal-ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun'un 52/2.maddesi gereğince günlüğü taktiren 20,00.-TL'den paraya çevrilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun neticeten 2.000.00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, -Suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu ile verilen 2.000.00.-TL adli para cezasının miktarı göz önüne alınarak; 5237 sayılı Kanun'un 52/4 maddesi uyarınca taksit hakkı tanınmak sureti ile suça sürüklenen çocuğa verilen adli para cezasının birer ay arayla 4 ayda ve 4 eşit taksitte suça sürüklenen çocuktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının bir defada tahsil edileceği hususunun kendisine ihtarına (ihtarat yapılamadı)" ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; suçun maddi-manevi unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAYLAR VE OLGULAR Dava konusu olay, suç tarihinde kavga ihbarı üzerine olay yerine intikal eden kolluk kuvvetlerince kaba üst araması sırasında suça sürüklenen çocuğun sol ayakkabısının içerisinde bulunan bıçağı kolluk kuvvetlerine teslim etmesi, alınan uzmanlık raporunda ele geçirilen bıçağın 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde yasak olarak nitelendirilen bıçaklardan olduğu, vahamet arz etmediğinin belirlendiği, bu şekilde sanığın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; İlk Derece Mahkemesince üzerine atılı 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olması gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu ancak "suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3 ve 50/1-a maddeleri uyarınca zorunlu olarak ve tercihen seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi sırasında; adli para cezasının uygulanmasına esas alınan tam gün sayısının hüküm yerinde gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3 maddesine muhalefet olunması ve suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3, 50/1-a ve 52/2 maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20 TL'den seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi sırasında; sonuç adli para cezasının 2.000 TL yerine 1.400 TL olarak eksik hesaplanması" hukuka aykırı bulunmuş ve hüküm bu yönleriyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun savunması, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verilmiştir.