Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2662 E. 2024/9746 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2662
Karar No
2024/9746
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Çorum 4.Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma KARARLAR : Mahkumiyet, itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2019/712 Esas, 2020/824 Karar sayılı kararı ile genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan hükümlü ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.12.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/3089 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmiştir. Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulü yönünden lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebi üzerine Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2022 tarihli ve 2019/712 Esas, 2020/824 Karar sayılı ek kararı ile hükmün infazının durdurulmasına ve dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/1031 Esas, 2022/895 Karar sayılı kararı ile Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen seri muhakeme usûlüne tâbi talepnamenin kabulüne ve hükümlünün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 170/1-c ve 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddeleri gereğince 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ve bu karar itiraz edilmeden 20.09.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine bu talebin Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/1031 Esas, 2022/895 Karar sayılı ek kararı ile reddedildiği ve bu karara karşı yapılan itirazın da mercii Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/807 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.07.2023 tarihli ve KYB-2023/65294 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1-Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2022 tarihli ve 2022/1031 esas, 2022/895 sayılı kararı yönünden;Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2020 tarihli kararı ile sanığın işlediği iddia olunan korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28/12/2021 tarihli ve 2021/108 esas, 2021/3089 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan, " 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, kararın 01/12/2020 tarihinde verildiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, sanığın üzerine atılı korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan dolayı Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 21/09/2022 tarihli ve 2022/11368 soruşturma, 2022/4295 esas, 2022/277 sayılı talepnamenin Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/09/2022 tarihli ve 2022/1031 esas, 2022/895 sayılı kararıyla kabulüne ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, sanığın aynı fiili sebebiyle evvelce Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 20/09/2019 tarihli ve 2011/11647 soruşturma, 2019/3270 esas, 2019/2790 sayılı iddianamesiyle açılan dava neticesinde, Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2020 tarihli ve 2019/712 esas, 2020/824 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, mükerrer davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2022 tarihli ve 2022/807 değişik iş sayılı kararı yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren Hakim ... ... ...'ın, yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden, a. Somut olayda, hükümlünün mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak 01.12.2020 tarihinde verilen kararın, 28.12.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden talepname düzenlenerek yargılama yapılamayacağı gibi 5721 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, hükümlünün eylemi nedeniyle Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2020 tarihli ve 2019/712 esas, 2020/824 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, aynı ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve Kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. B. (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden ; 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii" başlıklı 318 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; “(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir...” Aynı Kanun'un "Yargılamaya katılamayacak hâkim" başlıklı 23 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; “(3) Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz.” Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca, aynı olay hakkında daha önce görüşünü belirtmiş olan hakimin, daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek hakimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Kanun koyucunun amacı ile adil yargılanma ilkesi gereğince bu hükmün geniş yorumlanması ve mahkumiyet kararında görev yapan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararda görev yapamayacağının kabul edilmesi gerekmektedir. 3. Kanun yararına bozma istemine konu olayda; hükümlü hakkında Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2022 tarihli mahkumiyet hükmünü veren (189567) sicil numaralı hakimin dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaatini ilk hükümle dosyaya yansıtması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede önceki kanaatinden etkilenebileceğinden, istem hakkında farklı hâkim tarafından karar verilmesi gerektiği gözetilerek itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş ancak bir numaralı bozma nedenine göre konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. III. KARAR A. (1) numaralı istem yönünden; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çorum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2022/1031 Esas, 2022/895 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, B. (2) numaralı istem yönünden; (1) numaralı bozma nedenine göre kanun yararına bozma ihbarnamesinde yer alan (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2662, K. 2024/9746, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2662-e-2024-9746-k-7d68276cdd52