Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2649 E. 2024/4923 K. – Banka Veya Kredi
Konu: Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2649
- Karar No
- 2024/4923
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/3282 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şikayetçi vekilinin dilekçesi üzerine şüpheli hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan yürütülen soruşturma üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2022 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Kayseri 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.06.2022 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5262 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62092 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62092 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısı'nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Soruşturmaya konu somut olayda, müşteki vekili tarafından, müvekkili müştekinin şikayet olunan şirket tarafından sağlanan C 1924017 abonelik numarası üzerinden güvenlik hizmeti satın almasına rağmen müşteki tarafından ödemeye esas olmak üzere verilen kredi kartından başkaca aboneliklere ait ücretlerin tahsil edildiğinin belirterek şikayetçi olması üzerine, şikayete konu olayın hukuki ihtilaf içerdiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Şüpheli şirket tarafından dosyaya sunulan 24/03/2022 tarihli yazıda, müşteki ..., ... ve Hisar Gıda firması ile alarm sistemi satış sözleşmeleri yapıldığını, abonelik bedellerinin ödenmesi için ...'nin talebi doğrultusunda sisteme İş Bankasına ait kredi kartının tanımlandığı ve tahsilatların bu kart üzerinden yapıldığının belirtildiği, söz konusu yazı ekinde ses kayıtları, sözleşmeler, cari hesap ekstresi ve teslim ve montaj formlarının bulunduğunun belirtilmesine karşın, müşteki vekili tarafından verilen 20/06/2022 tarihli itiraz dilekçesinde, şüpheli şirket tarafından dosyaya sunulan yazı ekinde yer alan tek bir ses kaydının müşteki ...'ye ait olduğunun, diğer 5 adet ses kayıt dosyasının sahte olarak oluşturulduğunu beyan etmiş olması karşısında, müşteki ve şüpheli şirket arasında yapılan sözleşmeler ile teslim ve montaj formları asıllarının temin edilerek sahte olarak oluşturulup oluşturulmadıklarının araştırılması, müşteki ve şüpheli şirket arasında gerçekleştiği iddia olunan görüşme kayıtlarının gerçek olup olmadığının tespit edilmesi sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Şikayetçinin vekili aracılığıyla Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı müracaatında, 18 ay önce ikametindeki konutuna ilişkin güvenlik hizmeti alma konusunda sözleşme yapıldığını, anlaşma gereği C19**017 abonelik numarası üzerinden hizmet almaya başladığını, kendi aboneliğine ilişkin ücretlerin İş Bankası hesabından kesilmesi konusunda şirkete yetki verdiğini, hesap hareketlerini incelerken kendisine ait abonelik ücreti dışında başka aboneliklere ait ücretlerin de kesildiğini fark ettiğini, bu konuyla ilgili şirket ile görüştüğünü ancak ilgilenmediklerini belirterek şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. ... tarafından Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne verilen cevapta, şirket ile şikayetçi arasında 25.02.2019 tarihinde güvenlik sistemi hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelere ilişkin aylık abonelik bedeli faturalarının ... adına tanzim edildiğini, ...'nin 28.02.2019 tarihinde otomatik ödeme talimatını iptal ettiği, çağrı merkezini arayarak abonelik bedeli faturalarının tahsil edilmesi için iş Bankası kredi kartının istemi doğrultusunda sisteme tanımlandığını, kayıtlarda yapılan inceleme doğrultusunda harcama esnasında sisteme erişim sağlayan IP numarasının 91.***.34.53 ve PORT bilgisinin 443 olduğu, şirket ile ... arasında 113**918 nolu 25.02.2019 tarihli güvenlik sistemi hizmet sözleşmesinin imzalandığını, tanımlanan müşteri numarasının C19**007 olduğu, şirket ile Hisar Gıda arasında C19**016 müşteri numarası ile 4 adet alarm sözleşmesinin imzalandığını, güvenlik sistemindeki ürünlerin teslim ve montajının sözleşmede belirtilen müşteri adresine güvenlik danışmanları tarafından gerçekleştirilerek kurulum ve devreye alınarak çalışır vaziyette teslim edildiğini, aylık abonelik bedellerinin tahsil edilmesini istediği kredi kartı bilgileri ile kredi kartından tahsilat yapılmasına ilişkin onayın ... ve ... tarafından kredi kart bilgilerinin sistemi tanımlandığını, bu görüşmelere ilişkin ses kayıtlarının, sözleşme suretlerinin, cari hesap ekstrelerinin, teslim ve montaj formlarının, kredi kartlarından yapılan tahsilata ilişkin ekran görüntülerinin cevap ekinde CD ortamında sunulduğu belirtilmiştir. 3. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2022 tarihli kararı ile şikayetçinin şirketi ile şüpheli şirket arasında 4 adet alarm sistemleri sözleşmesinin imzalandığını, ödemelere ilişkin şikayetçinin kredi kart bilgilerinin sisteme tanımlandığı, aralarındaki sözleşmeye ilişkin çekim yapıldığı, şikayetçinin talebi ile ilgili olarak tüketici hakem heyetine veya hukuk mahkemelerine başvurması gerektiği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, ihtilafın özel hukuk çekişmesi niteliğinde olduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. 4. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekilinin, şirket tarafından gönderilen CD içerisindeki 6 adet ses kaydından sadece birinin şikayetçiye ait olduğu, diğer beş adet kaydın şikayetçiye ait olmadığı, kayıtların tamamen sahte olarak oluşturulduğu, şikayetçinin sadece ikametindeki konutuna ilişkin güvenlik hizmeti konusunda karttan çekim yetkisi verdiği, bunun haricindeki tüm çekim işlemlerinin şikayetçinin bilgisi ve rızası dışında gerçekleştiğini belirtir itirazı üzerine Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.06.2022 tarihli kararı ile kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin talebi ile ilgili hukuk mahkemelerine veya tüketici hakem heyetlerine başvurabileceği, ihtilafın özel hukuk çekişmesi niteliğinde olduğu belirtilerek verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itirazın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.