Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1922 E. 2025/1481 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1922
- Karar No
- 2025/1481
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/391 E., 2022/1707 K. SUÇ :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 46.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/462 Esas, 2019/737 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. İstinaf Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarihli ve 2020/391 Esas, 2022/1707 Karar sayılı hükmü ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca kaldırılması ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109/2, 3-f, 53, 58/7 maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve katılan kurum lehine vekalet ücreti tayinine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında alt sınırdan eksik ceza tayin edildiğine, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, hakkaniyete aykırı kararın re'sen tespit edilecek nedenlerle bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, müştekinin, olayın yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu beyan ettiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, olay günü bisiklet süren yaşı küçük mağduru "gel sana fanta vereyim" diyerek yanına çağırıp götürdüğü evin bahçe kısmına mağdur girdikten sonra kepengleri kapattığı, sanığın bu şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarih ve 2020/391 Esas, 2022/1707 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.