Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1823 E. 2023/7920 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1823
- Karar No
- 2023/7920
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/408 E. 2022/664 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat, davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, Onama İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2014 tarihli ve 2012/58 Esas, 2014/443 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ... ve müdafiileri ile diğer sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık ... hakkında hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2013 tarihli ve 2013/269 (Esas) ve 2013/122 (Karar) sayılı kararı ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.01.2017 tarihli ve 2015/11718 Esas , 2017/498 Karar sayılı ilamı ile " İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/184194 Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gözetilerek, söz konusu olayla ilgili davanın sonucu araştırılarak kesinleşmemiş ise davaların birleştirilmesi..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine adı geçen sanık hakkında aynı eylem sebebiyle açılan bu davanın, diğer sanıkların yargılandığı asıl dosya ile birleştirildiği ve 19.12.2022 tarihli karar ile hükme bağlandığı; her ne kadar sanık ... hakkında bozma üzerine verilen hüküm dışındaki diğer sanıklar hakkında kurulan hükümler karar tarihi itibariyle istinaf yasa yoluna tabii ise de; sanık ... dışındaki sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine tabi olup olmadığı ön sorun olarak incelenmiş aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunması sebebiyle birlikte incelenmesi gerektiği, sanıklar ve müdafiilerinin istinaf incelemesi taleplerinin temyiz mahiyetinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Hükmolunan ceza miktarları itibariyle sanıklar ... ve ... müdafiilerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı temyiz inceleme taleplerinin takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde: Olay günü sanık ...'nun sevk ve idaresindeki aracın durdurularak yan koltukta oturan temyiz dışı sanık ...'den 4 adet ruhsatsız tabancanın ele geçirildiği olayda; tabancaların temyiz dışı sanık ...'ın sağ ön yolcu koltuğu üzerine poşet içerisinde bulunması, sanık ...'ın arkadaşı olan sanık ...'ı gideceği yere bırakmak için aracına aldığını elindeki poşette silah olduğunu bilmediğine yönelik diğer sanık ... ile uyumlu ve aksi kanıtlanamayan savunmasına göre atılı suça iştirak ettiğine yönelik her türlü kuşkudan uzak somut ve kesin delil bulunmadığından, Mahkemece bu gerekçe ile sanık ... hakkında verilen beraat kararı hukuka uygun bulunmuştur. Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan Cumhuriyet savcısının suçun sabit olduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak ön inceleme yönünden oy çokluğuyla esas yönünden oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında kurulan red hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde: Sanık müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminde, temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek, hasren yapılan incelemede; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde sanık yararına maktu avukatlık ücretine hükmedileceğinin belirtildiği, davanın reddine karar verilmesi halinde ise vekalet ücretine hükmolunacağına dair bir düzenleme bulunmaması karşısında, mükerrer olması nedeniyle reddedilen davada sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak ön inceleme yönünden oy çokluğuyla esas yönünden oy birliği ile ONANMASINA, III. Sanıklar ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde: İletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip tutanakları, arama ve yakalama tutanakları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanık ...'ten "5" adet niteliksiz tabanca ve 8 adet şarjör ve 11 adet fişek ele geçirildiği olayda; sanığın suça konu silahları taşıması dışında ticaretini yaptığına ilişkin her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı ve eylemin 6136 sayılı Yasanın 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yazılı suçu oluşturduğu, sanıklar ... ve ...'nin satış amacıyla ruhsatsız silah bulundurmak suretiyle bireysel; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un ise irade birliği içerisinde hareket ederek toplu silah ticareti suçunu işledikleri anlaşılmakla; Mahkemenin kabul ve uygulaması hukuka uygun bulunmuştur. Sanık ... yönünden bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin eksik incelemeye, sübuta, delil yetersizliğine, hukuka aykırı arama ve delillendirmeye, lehe hükümlerin uygulanmamasına ve ceza miktarına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin Tebliğnameye kısmen aykırı olarak sanık ... yönünden ön inceleme ve esastan oy birliğiyle diğer sanıklar yönünden ön inceleme yönünden oy çokluğuyla, esas inceleme yönünden oy birliğiyle ONANMASINA, IV. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde : Yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine ancak; UYAP kayıtları ve dosya kapsamına göre; sanık ... hakkında, 29.05.2013 tarihinde işlediği, iddianame ve hükümde (5) numaralı olay olarak belirtilen, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Narkotik Suçlar Bürosunun düzenlediği 2013/78779 soruşturma, 2013/44836 Esas ve 2013/2928 sayılı iddianame ile dava açılarak İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/69 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapılıp 15.11.2013 tarihinde sanık hakkında 5 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, kararın sanığın temyizden vazgeçmesi nedeniyle 12.12.2013 tarihinde kesinleşerek 29.05.2018 tarihinde infaz edildiği, sanığın aynı eylemi sebebiyle işbu temyize konu dosyada da yargılandığı aynı eylemi nedeniyle ikinci kez mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmış ise de; İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, kesinleştiğinin belirlenmesi halinde, derdest bu dosya üzerinden yeniden hüküm kurulup sanığın 27.02.2013 tarihli diğer eylemi nedeniyle ele geçen silah sayısı gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması sureti ile tayin olunacak cezadan kesinleşmiş cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca ön inceleme nedeni ile oy çokluğuyla, esas inceleme yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Sanık müdafileri ve bir kısım sanıklar ile O yer Cumhuriyet Savcısının kararı istinaf ettikleri, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 2023/911 esas ve 2023/1025 karar sayılı kararı ile İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/269 esas 2013/122 karar sayılı ilamının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19/01/2017 tarih 2015/11718 esas 2017/498 karar sayılı ilamı bozulduğu, bozma kararı doğrultusunda 14/02/2023 tarih 2023/664 karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce dosyada verilmiş karar bulunduğu, 5271 CMK'nın 264. maddesi de gözönünde bulundurularak istinaf başvuru talebinin temyiz başvurusu talebi olarak değerlendirilerek mahkeme kararının Yargıtayca değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek dosyasının Yargıtay'a temyiz incelemesi için gönderilmiştir. Ceza Genel Kurulunun 2018/20-325 Esas 2022/157 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; ceza muhakemesinde, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılama yapılmasının genel kural, yargılamaların birleştirilmesinin ise istisna olması, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un “Temyiz ve karar düzeltme” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” şeklindeki düzenlemeden, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nın temyize kanun yoluna ilişkin maddelerinin, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı CMK’nın sırasıyla istinaf ve temyiz kanun yoluna dair hükümlerinin uygulanacağının, bu bağlamda dosyaların önce bölge adliye mahkemelerine gönderileceğinin anlaşılması, Yerel Mahkemece bozmadan sonra tüm sanıklar hakkındaki hükümlerin verildiği 19.12.2022 tarihi itibarıyla, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmiş ve istinaf kanun yolunun uygulamaya girmiş olması, sanık ... dışındaki sanıklar hakkındaki hükümlerin bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce Yargıtay denetiminden geçmemiş olması nedeniyle, mülga 1412 sayılı CMUK’nın temyize ilişkin maddelerinin uygulanmasına imkân veren ve bu anlamda istisnai bir düzenleme olan 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasının sanık hakkında uygulanma olanağının bulunmaması, usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan ve aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhâl uygulanma" ilkesinin bir gereği olarak, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş kararlar bakımından yürürlükte bulunan muhakeme usulü kanunu 5271 sayılı CMK’nın istinaf ve temyiz kanun yolu incelemelerine ilişkin hükümlerin uygulanacak olması, istinaf kanun yolunun uygulamaya girmesiyle birlikte ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin, Yargıtay dışında bölge adliye mahkemelerince de incelemesinin, diğer bir anlatımla üç dereceli yargı sisteminin, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı bağlamında sanıklara sağladığı güvence karşısında; sanık ... dışındaki sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin, 5271 sayılı CMK’nın 272 ve devamı maddeleri uyarınca istinaf kanun yolu incelemesinden geçmesi gerektiği ve bu bağlamda yetkili ve görevli yargı mercinin Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi olduğu açıktır. Somut olayımızda; Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine tabi olduğu belirtilerek dosya gönderilmiş ise de, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19/01/2017 tarih 2015/11718 esas 2017/498 karar sayılı kararı ile denetimden geçen sanık ...'ün eylemi ile iş bu dosyaya konu eylemin aynı eylem olduğu, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19/01/2017 tarih 2015/11718 esas 2017 /498 karar sayılı kararının birleştirme işlemi yapılan sanık ...'ün eylemine ilişkin olduğu, diğer sanıklar yönünden Yargıtay denetiminden geçen bir karar bulunmadığı, İstinaf incelemesinin hukuki sebeple bağlı kalmadan yapılabileceği, temyiz incelemesinin ise sadece hukuki sebeple sınırlı yapıldığı nazara alındığında sanık ... hakkında verilen onama kararına iştirak edilmekle birlikte bu sanık dışındaki diğer sanıklar hakkında kanun yolu inceleme yetkisinin bölge adliye mahkemesine ait olduğundan dosyanın incelenmeksizin adı geçen mahkemeye iadesine karar vermek gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun diğer sanıklar yönünden doğrudan temyiz incelemesi yapılması gerektiğine dair kararına iştirak edilmemiştir. Bununla birlikte sayın çoğunluğun ön sorun olarak tartışılan ... dışındaki sanıklar hakkında kurulan hükmün temyiz kabil olduğunu kabul etmesi ile işin esasına geçildikten sonra yapılan inceleme sonrasında yapılan oylamada hükmün esas yönünden onanması gerektiği kanaatindeyim. 25.10.2023