Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1741 E. 2024/4928 K. – Banka Veya Kredi
Konu: Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1741
- Karar No
- 2024/4928
- Karar Tarihi
- Konu
- Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/2699 D.İş SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şikayetçi vekilinin itirazı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında şüpheli hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2022 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekilinin itirazı üzerine Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.06.2022 tarihli ve 2022/2699 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/24684 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2023 tarihli ve KYB-2023/46328 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müşteki ...'ın Galip Mühendislik Elektrik Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin yetkilisi olduğu, müştekinin uzun yıllardır tanışıklığı olan ve Simisso Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin yetkilisi şüpheli ... ile aralarındaki dostluk bağına güven duygusuyla hareket ederek tüm sigorta işlemlerinin yapılması amacıyla şirkete ait kredi kartları ile bu kredi kartlarına bağlı başka ek kartları verilmesi sonrasında, şüphelinin söz konusu müştekinin şirketi adına kayıtlı kredi kartlarını izinsiz kullanmak suretiyle geriye dönük 2014-2021 yılları arasında başka müşterilerinin sigorta poliçelerinin ödeyerek müştekinin kredi kartlarından çekilen 2.500.000,00 Türk Lirası parayı uhdesine geçirdiği ve bu şekilde müştekinin zarara uğratıldığı iddia edilen somut olayda, Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli tarafından bahse konu kartlarla yapılan harcamalardan müştekinin haberdar olunmamasının hayatın olağan şartlarına uygun olmadığı, müştekinin söz konusu harcamalardan haberdar olduğu ancak karşılığının ödenmemesinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin iddia ettiği borç için kendisine ait otomobil ve gayrimenkullerini teminat olarak devrettiğini, teminat senedi verdiğini ve 388.788,00 Türk Lirası nakit parayı ödediğini beyan ettiği gözetildiğinde, iddiaya konu kredi kartlarının hangi bankalardan, kim tarafından, neye istinaden harcandığının tespiti ile müştekinin uğradığı zararın bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi sonrasında eylemin hangi suç kapsamında kaldığı değerlendirilerek, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. KARAR Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, kovuşturmaya yer olmadığı kararında belirtilen muhtelif suçlara ilişkin inceleme görev ve yetkisinin, suçlardan en ağırını incelemeye yetkili Daireye ait bulunmasına ve 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14 üncü maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun, 25.01.2023 tarihli ve 1 sayılı kararının Ceza Daireleri İşbölümüne ilişkin ortak hükümlerin beşinci ve yedinci fıkraları uyarınca Yüksek Yargıtay (11). Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dava dosyasının ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi. ...