Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1551 E. 2024/7801 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1551
- Karar No
- 2024/7801
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2021/247 E. 2022/273 K. SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2021 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 09.09.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli ve 2022/29904 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40766 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40766 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 6 ay kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. Suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli kararının suça sürüklenen çocuğun son savunmasında bildirdiği adrese mernis şerhiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 01.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatası düzenlenmiş ise de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede suça sürüklenen çocuğun tebliğ tarihinde Foça Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu ve bu şekilde yapılan tebligatın usûlsüz olduğu ve inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2024 tarihinde karar verildi.