Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5452 E. 2024/9883 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5452
- Karar No
- 2024/9883
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/531 Esas, 2022/11 Karar SUÇ : Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2021 tarihli ve 2020/140 Esas ve 2021/118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 213/1, 218/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/531 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun "Sanık hakkında ceza hükmü tesis edilirken; sanığın duruşmadaki tavır ve davranışları verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sanık hakkında TCK'nın 62. maddesi gereğince yazılması," şeklindeki gerekçeyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın sosyal medya hesabının kendisine ait olduğuna ancak paylaşımı başkasının yapmış olabileceğine dair savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu hususu, yargılamaya konu edilen özellikle "ortalığı kan götürür, siz de o kanda boğulursunuz" şeklindeki ifadeleri nazara alındığında suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle; sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/531 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.