Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/534 E. 2023/5330 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/534
- Karar No
- 2023/5330
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/173 E., 2016/211 K. SUÇ : 5464 sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Tefecilik ve 5464 sayılı Kanuna Muhalefet suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında Tefecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; 5464 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz eden Hazinenin suçun niteliğine göre katılma hakkı bulunmadığı ayrıca ceza verilmesine yer olmadığı kararının hüküm niteliğinde olmadığından temyiz edilemez nitelikte olduğundan Hazine vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılması gerektiğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ceza verilmesine yer olmadığı kararına delil teşkil eden bilgi ve belgelerin gerekçeli kararda tartışılmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın 2009-2010 takvim yılı arasında gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenlediği ve ... İletişim isimli işyerinden tefecilik faaliyetinde bulunduğu iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname yönünden, Atılı suçtan zarar görme ihtimali bulunan Hazine'nin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, ayrıca sanık hakkında tefecilik ve 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından açılan dava sonunda, 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararına karşı atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesine dayalı temyiz isteminde bulunulabileceğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. Hazine vekilinin temyiz istemi yönünden, Kızıltepe Vergi Dairesi mükellefi olan sanığın işlettiği ... İletişim isimli işyerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 26.11.2014 tarihli vergi müfettişi raporunda, sanığın kontör, telefon ve aksesuar ticareti iştigal etmek üzere 01.01.2008 tarihi itibariyle mükellefiyet tesis ettiği, 31.12.2010 tarihinde mükellefiyetini terkin ettirdiği, Sanığa ait POS cihazından 2009-2010 takvim yılında çok sayıda kişiye ait değişik tarih ve tutarlarda çekim yapıldığı, karşılaştırmalı analiz formundaki isimlerle kredi kartı sahiplerinin isimlerinin farklı olduğu, çekilen kart tutarlarının büyük kısmının çekiş başına yüksek tutarlarda olduğu, Mükellef beyanında, bu kişilerin nakit ihtiyaçlarını karşıladığını, bu çekimlerin hasılat olarak gözüktüğü için kontör satışı olmamasına rağmen piyasada bu işi yapan ve fatura ihtiyacı olan olanlara kontör faturası düzenlendiğini beyan ettiği, Bilgisine başvurulan kişilerin bir kısmının akraba ve tanıdıklarının nakit ihtiyaçları için kartlarını kulllandırdıklarını beyan ettiği, ifade verenlerden birisinin kredi kartını dayısına kullandırdığını, % 3 civarında komisyon alındığını beyan ettiği, POS cihazından kredi kartıyla yapılan çekişleri yasal duruma uygun hale getirmek için düzenlenen ve iktisadi teknik icaplara uygun olmayan, POS cihazlarında işlem gören kredi kartları ile yapılmış gibi gösterilen kontör satışlarının gerçeği ifade etmeyen mal satışları olduğu, gerçek bir mal ve hizmet karşılığı düzenlenmeyen faturaların sahte belgeler olarak değerlendirildiği, 2009-2010 yıllarında raporda belirtilen tutarda gerçek olmayan kontör satışları olduğu, POS cihazında işlem gören kredi kartlarının nakit ihtiyaçların karşılanması amacıyla kullanıldığı, sanığın %3 oranında komisyon aldığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır. Bilgisine başvurulan A.A. vergi müfettişine verdiği beyanda; kendine ait kredi kartından yüksek tutarlı çekiş yapıldığının doğru olduğunu, bu karttan dayısının çekiş yaptığını, nakde sıkıştığı için komisyon karşılığı nakit para aldığını, komisyon oranının % 3 olduğunu beyan etmiştir. Sanık hakkında tefecilik suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden ise, sanığın eyleminin tefecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. POS tefeciliğinde failin kastı, tefecilik suretiyle yarar sağlamaya dönük olup, amaç suç tefeciliktir. Fail, amaçladığı bu suçu işlemek amacıyla 5464 sayılı Yasa'nın 36 ncı maddesinde tanımlanan suçu da işlemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında tek bir fiilden ceza verilmesi gerekmektedir. Sanık hakkında tefecilik suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın 27.07.2016 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince 5464 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde karar verildi.