Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5320 E. 2024/165 K. – Kişiyi Hürriyetind
Konu: Kişiyi Hürriyetinde Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5320
- Karar No
- 2024/165
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinde Yoksun Kılma
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2511 E., 2022/415 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinde yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başşsavcılığının 02.11.2018 tarihli iddianamesiyle, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası; sanık ... hakkında aynı suçtan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, müvekkilinin eyleme iştirakinin söz konusu olmayıp sadece taksi şoförlüğü yaptığına, yine de içi rahat etmediği için mağdurenin darp edildiğine dair polise ihbarda bulunduğuna, mağdurenin zorla alıkonulması durumu olmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, HTS kayıtlarının araştırılmadığına, müvekkilinin haksız bir eylemi bulunmadığından ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, sübuta ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına, sanıkların birbirlerini tanımadıkları için fikir ve eylem birliği bulunmadığına, 110 uncu maddenin tatbik edilmesi gerektiğine, eksik araştırma yapıldığına ve sübuta ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'ın, bir dönem arkadaşlık yapıp ayrıldığı mağdureyi, olay günü kuzeni ile birlikte kuaförden çıkıp yürüdüğü sırada, sanık ...'un taksici olarak sürücülüğünü yaptığı ticari taksi ile geldiği ve sanık ...'ın mağdureyi zorla araca bindirdiği, araç içerisinde darp ederek tehdit ettiği ve sanık ...'tan kendilerini mezarlığa götürmesini istediği ve mezarlık bölgesine gelindikten sonra sanık ...'un ayrılıp oradan uzaklaştığı, sanık ...'ın burada mağdureye tehdit etmeye devam ettiği ve sonrasında başka bir ticari taksiye binerek 5334 numaralı sokak üzerine indikleri sırada evvelden yapılan ihbar üzerine araştırma yapan kolluğun sanığı yakaladığı ve bu suretle sanıkların atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir. 2. 29.09.2015 tarihli Alsancak Devlet Hastanesi raporunda, mağdurenin sağ göz hizasında ekimoz, sağ zigomatikten mandibula köşesine uzanan 4 adet mor renkte ekimoz bulunduğu ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceği belirtilmiştir. 3. Mağdure, olay günü sanık ...'ın kendisini zorla araca bindirdiğini, araç içerisinde tehdit ve darp ettiğini, taksiyi süren şoföre burnunun kanadığını araçtan inmek istediğini söylemesine rağmen aracı bir şey olmamış gibi sürmeye devam ettiğini ve kendilerini mezarlık alanına bırakıp gittiğini, kuzeni Hilal'in olayı polislere bildirdiğini söylemesi üzerine havanın da kararması nedeniyle sanık ...'ın başka bir ticari araçla kendisini caddede indirdiğini ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 4. Tanık B.H.B, sanığın mağdureyi zorla araca bindirdiğini, taksiciye yardım etmesini söylemesine rağmen hiç bir şey yapmadığını ve bu şekilde götürmeleri üzerine hemen polisi aradığını, gelen iki sivil polisin yönlendirmesi üzerine mağdureyi bir buluşma noktasına çağırdığını, sanığı da sürekli arayarak ikna edip ilgili sokağa gelmeleri üzerine polislerin yakaladığını beyan ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanıkların kastının yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı ile eylemde birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi hususları nazara alınarak, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinde, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine aykırılık bulunmamıştır. 2. Olay ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirilerek; sanıkların mahkumiyetlerine dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiinin sübuta yönelik diğer temyiz itirazları da reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 09.03.2022 tarihli kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi