Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/4142 E. 2025/1207 K. – Eşe Karşı Eziyet
Konu: Eşe Karşı Eziyet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4142
- Karar No
- 2025/1207
- Karar Tarihi
- Konu
- Eşe Karşı Eziyet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1381 E., 2021/1522 K. SUÇ : Eşe karşı eziyet HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2016/374 Esas, 2020/251 Karar sayılı kararı ile sanığın eşe karşı eziyet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 96/2-b ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/1381 Esas, 2021/1522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin, Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Sanığa en üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Öncelikle beraat kararı verilmesi gerektiğine, cezanın fazla tayin edildiğine ve haksız tahrik hükümleri uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Katılan ... Karabulut hakkında 10.02.2017 tarihinde; katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hakkında 02.05.2017 tarihinde usulüne uygun şekilde katılma kararı verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, suç tarihlerinde eşi olan katılan ... Karabulut'un vücudunun değişik bölgelerini sistematik ve sürekli olarak yakması, kesmesi ve vurmak suretiyle değişik zamanlarda yaralaması, öldürmekle tehdit etmesi, sürekli şekilde hakaret etmesi, vücudunda sigara söndürmesi, soğuk suya sokması, banyoya kilitlemesi, "..." hastalığı bulunan katılanın tedavisine engel olması ve hastalığının ilerlemesine neden olması şeklindeki iddialara ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılan ... Karabulut'un anlatımlarıyla uyumlu olan Adli Tıp Kurumu raporları, katılan ... sanıkla birlikte yaşayan tanık çocukların katılanın anlatımıyla uyumlu beyanları birlikte dikkate alındığında; eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı belirlenmiştir. Katılanın vücudunun değişik bölgelerinde hem eski hem yeni yaralanmaların, yanıkların ve kesi izlerinin bulunması dikkate alındığında sanığın sürece yayılan eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sürecin uzunluğu ve katılanın hastalığının bu eylemler nedeniyle ilerlemesi ve meydana gelen zararın büyüklüğü nedeniyle temel cezanın üst sınıra yakın şekilde tayini 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddelerinde düzenlenen "orantılılık ilkesi"ne uygun olup; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca; Dairemizin 12.09.2023 tarihli ve 2023/1471 Esas, 2023/6013 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarında izah edildiği üzere; katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dair katılan kurum vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/1381 Esas, 2021/1522 Karar sayılı kararında katılan ..., Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.