Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/422 E. 2023/10286 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/422
- Karar No
- 2023/10286
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/401 E., 2016/262 K. SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Turhal Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2014 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun tanık beyanı ve adli rapor ile sabit olduğuna, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, mağdurun arkadaşı olan tanık S.B ile birlikte yaya olarak yürüyorlarken iki aracın önünü kestiği, araçtan inen sanıkların ele geçirilemeyen sopalarla mağduru darp ederek araca bindirdikleri, Zantuğ Köyüne götürdükleri, araçta mağdura "Yasin Kandiş ve diğer arkadaşlarının da yerini bize söyleyeceksin, hepinizi öldüreceğiz, senin ve diğer arkadaşlarının anasını bacısını sinkaf ederiz" şeklinde hakaret ve tehditte bulundukları, ardından Zantuğ Köyünde mağduru sopalarla darp ederek tekrar araç ile Turhal'a getirerek cami yakınında bıraktıkları iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. Tanıklar S.B ve Ö.S'nin mağdurun alıkoyulduğu esnada olay yerinde olmadıkları dolayısıyla görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanları ve bu beyanlar dışında mahkumiyete yeterli delil elde edilemediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2. Dava dosyası kapsamına göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden soyut iddia dışında mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mağdurun aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğu, bu beyanlar dışında mahkemenin mahkumiyete yeterli şüphe boyutunu aşarak tam bir vicdani kanaat edinilmesini sağlayacak boyutta yeterli delil olmadığı gerekçesine dayalı beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Katılan ...'ın aşamalardaki beyanları, katılanın beyanlarını doğrulayan tanıklar S.B ve Ö.S'nin anlatımları, Turhal Devlet Hastanesinin 13.04.2014 tarihli adli raporu ile dosya içeriğine göre sanıkların atılı suçu işledikleri anlaşılmakla mahkumiyetleri yerine beraat kararları verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. C. Sanıklar hakkında yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden; 1. Sanıkların yargılama konusu eylemlerinin için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 03.12.2014 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V.KARAR A. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Fethiye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle yönelik Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanıklar hakkında yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.