Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17835 E. 2024/619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17835
Karar No
2024/619
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1987 E., 2020/251 K. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince 23.03.2020 tarihli karar ile itirazın reddine karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı; Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir. 3. Katılan vekili ile katılan ilgili Bakanlık vekilinin istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 29.01.2020 tarihli kararı ile beraat kararı kaldırılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; üst sınırdan ceza verilmesi, takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Katılan ilgili Bakanlık vekilinin temyiz isteği; üst sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık müdafiinin temyiz isteği ise; suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse, iştirak hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanık ...'un, evlenmek istediği katılanı, yolda annesi ile birlikte yürüdükleri sırada, temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte araçla yanına yaklaşarak zorla araca bindirdikleri, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in evine götürdükten sonra katılanın evliliğe ikna olmaması üzerine ertesi gün serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir. 2. Çumra İlçe Devlet Hastanesince düzenlenen 28.12.2015 tarihli adli raporda, katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir. 3. Tanık ... kovuşturma aşamasında, kızı olan katılanın rızasıyla sanık ile kaçtığını beyan etmiş ise de, soruşturma aşamasında, kızının, yeğeni olan şüpheli tarafından kaçırıldığını ifade etmiştir. 4. Sanık, tevil yollu ikrar içeren savunmada bulunmuştur. 5. Katılan, aşamalarda, istikrarlı ve değişmez beyanlarda bulunmuştur. 6. Olayın gerçekleştiği 25.12.2015 tarihinde, katılanın babası Rahmi Öcal tarafından Polis Merkezine şikayette bulunulduğu ve soruşturmanın başladığı, ertesi gün katılanın serbest bırakıldığı anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılanın, sanık ile rızasıyla kaçtığı kabul edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Katılan beyanı, adli rapor ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın, katılana yönelik cinsel amaçla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve cebir kullanarak atılı suçu işlediği kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından bu hükümler inceleme dışı bırakılmıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise; a. Eylemini, sanıklar ..., ..., ... ve ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza arttırımı yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmişir. b. 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, mağdurun soruşturmaya başlanmadan önce şahsına zararı dokunmaksızın güvenli bir yerde serbest bırakılması gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2019 tarih, 2019/481 Esas, 2019/652 Karar sayılı ilamına göre kolluk makamlarına yapılan ihbar ile soruşturma evresinin başladığı, somut olayda 25.12.2015 tarihinde, katılanın babası olan Rahmi Öcal tarafından suçun kolluğa ihbar edildiği ve soruşturma evresinin de ihbarın öğrenilmesi ile başladığı, katılanın 26.12.2015 tarihinde serbest bırakıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında, şartları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereğince REDDİNE, 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 29.01.2020 tarihli kararına yönelik katılan ilgili Bakanlık vekili ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/17835, K. 2024/619, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-17835-e-2024-619-k-0cef884ff5d7