Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/16744 E. 2024/363 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16744
- Karar No
- 2024/363
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/573 E., 2020/214 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 09.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, müşteki sayısınca 2 kere cezalandırılması talep olunmuştur. 2.Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarih, 2015/725 Esas ve 2017/1025 sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından, beraatine karar verilmiştir. 3.Verilen karar ile ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından sanık aleyhine istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli, 2018/573 Esas, 2020/214 Karar sayılı kararı ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile sanığın, mağdur ...'e yönelik, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 1 yıl 3 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, müşteki Kemal'e yönelik, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ise, 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri Atılı suç diğer sanık ... tarafından işlenmesine rağmen, mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanıkların birlikte işlettikleri şirketten aranan müştekilere, "Bankadan, sigorta poliçesi ile ilgili arandıkları, iptal veya yenileme yapılacağı" söylenerek kart bilgilerinin alındığı, akabinde bu bilgiler rıza dışı kullanılarak, her bir karttan 911 TL harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir. 2.Mağdur ...'e ait Garanti Bankası 5549 **** **** 5013 numaralı kredi kartından, 01.08.2014 tarihinde Kliksa İç ve Dış Ticaret isimli işyerinden sanal pos kullanılarak 911 TL harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve banka yazıları dosyada mevcuttur. 3.Müşteki Kemal'e ait Garanti Bankası A.Ş. 4268 **** **** 3015 numaralı kredi kartından, 05.08.2014 tarihinde Kliksa İç ve Dış Ticaret isimli işyerinden sanal pos kullanılarak 911 TL harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve banka yazıları dosyada mevcuttur. 4.Mağdur ve müştekiyi arayan 0212 *** ** 27 numaralı telefonun sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. *Garanti Bankası ile yapılan yazışmalar neticesinde, müşteki ...'nin kartından çekilen bedelin, 06.08.2014 tarihinde iade edildiği belirlenmiştir. *Kliksa İç ve Dış Ticaret A.Ş vekili sunmuş olduğu 13.01.2016 havale tarihli dilekçesinde, mağdur ...'in kartından yapılan alışveriş nedeni ile uğradıkları zararın giderilmediğini, ayrıca alınan akıllı telefonun da teslim edildiğini, bu olay nedeni ile başkaca bilgi belge olmadığını belirtmiş ve ilgili evrakları dosyaya sunmuştur *Mağdur ... 17.12.2015 tarihli dilekçesinde, "Zararının kovuşturma aşamasında giderildiğini" beyan ederek şikayetinden vazgeçmiştir. IV. GEREKÇE Dosyadaki olgular ve mağdur ile müştekinin istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde, 0212 *** ** 27 numaralı hattan aranan müştekilere "Bankadan, sigorta poliçesi ile ilgili arandıkları, iptal veya yenileme yapılacağı" söylenerek, kredi kartı bilgilerinin alındığı, akabinde bu bilgiler kullanılarak, her iki müştekiye ait karttan mail order yönetimi ile Kliksa İç ve Dış Ticaret isimli işyerinden sanal pos kullanılarak 911 TL harcama yapıldığı, arayan numaranın sanık ... adına kayıtlı olduğu ve Fortis Grup Çağrı Merkezi tarafından kullanıldığı sabittir. Çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği açıktır. 1.Sanıklar savunmalarında, her ne kadar şirket yetkilisi olarak birbirlerini suçlamak suretiyle beyanda bulunmuş iseler de; sanık ...'ın savunması doğrultusunda, adına şirket kurulmasına izin vererek, bu şirketin faaliyetlerini takip etmemesi, ticari hayatın olağan koşulları içerisinde mümkün olmadığı gibi, diğer sanığın da sadece çalışan olduğunu söylediği şirket faaliyetlerini bilmemesi söz konusu olmayacaktır. Nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanıkların benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, bahsettikleri şirketin, kişilerden kart bilgilerini hile ile alarak rıza dışı kullanmak suretiyle faaliyet sürdürdüğü, dolayısıyla sanık ...'ın da aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek atılı suçu işlediği ve aramanın şirkette çalışanı emir ve talimat doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan başka bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, Bölge Adliye Mahkemesinin sübuta ilişkin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemekle birlikte; 2.Kliksa İç ve Dış Ticaret A.Ş vekilinin sunmuş olduğu 13.01.2016 havale tarihli dilekçesinde, sadece mağdur ...'in kartından yapılan akıllı telefon alımına ait, ürün teslim belgesini ibraz ederek, bu olay nedeni ile başkaca bilgi, belge olmadığını belirtmesi ve Garanti Bankası ile yapılan yazışmalar neticesinde de, müşteki ...'nin kartından çekilen bedelin, 06.08.2014 tarihinde, olaydan hemen 1 gün sonra iade edildiğinin belirlenmesi karşısında; siparişin, sevk edilmeden iptal edilme ihtimali karşısında, ilgili şirket ile yazışma yapılarak, müşteki Kemal'e ait Garanti Bankası A.Ş. 4268 **** **** 3015 numaralı kredi kartından, 05.08.2014 tarihinde yapılan harcamaya ait herhangi bir ürün teslimi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve sonuca göre sanık hakkında, müşteki Kemal'e yönelik eyleminden dolayı cezalandırma yapılırken, teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, bedel iadesini, hatalı şekilde etkin pişmanlık olarak değerlendirmek suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR 1.Sanık Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Eyleminden Dolayı Verilen Hükme İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli, 2018/573 Esas, 2020/214 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2.Sanık Hakkında Müşteki Kemal'e Yönelik Eyleminden Dolayı Verilen Hükme İlişkin Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli, 2018/573 Esas, 2020/214 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.