Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/11065 E. 2023/7127 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11065
- Karar No
- 2023/7127
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/51 E., 2016/88 K. SUÇLAR : Kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz etme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Darende Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz etme suçundan 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un (3091 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanunu) 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Darende Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli kararı ile sanıkların kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz etme suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'un temyiz isteği, men kararının infazı aşamasında hazineye ait taşınmaz üzerinde olan 8 adet kayısı ağacını sökeceğini beyan ettiğine, bu ağaçların bakımını yapmayarak kurumasına neden olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ...'un temyiz isteği, yapılan idari soruşturma kapsamında yapılan keşifte bulunmadığını, 15 yıldır Malatya'ya gitmediğine, olayla ilgisinin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz etme suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması hukuka aykırı görülerek bozma nedeni yapılmıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Darende Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2016 tarihli kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.