Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/5718 E. 2023/3886 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/5718
- Karar No
- 2023/3886
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gördes Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.04.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklara isnat edilen eylemin birden fazla kişi ile birlikte silahla yağma ve silahla hürriyeti tahdide teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönündeki delillerin değerlendirilmesi ve suç niteliği tayin görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olması karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğuna, kabule göre de sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; mağdur ...'nun, sanık ... arasında araç alım satımından kaynaklı alacak verecek meselesi bulunduğu, olay günü bu konuyu konuşmak üzere sanık ...'in yanında bulunan diğer sanık ... ile birlikte mağdur ... ile sanık ...'in yolda yürüdükleri sırada yanlarına geldikleri, sanık ...'in mağduru kollarından tuttuğu, tüm sanıkların birlikte mağduru araca bindirmeye çalıştıkları, mağdurun direnmesi üzerine sanık ...'ın sert bir cisimle mağdurun kafasına vurarak yaraladığı, sanık ...'in mağdurun cebinden 200,00 TL'sini aldığı, sanıkların bu suretle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık ve yaralama suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ile ... hakkında katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamı, sanıkların inkara yönelik savunmaları, tanık beyanları, 13.07.2014 tarihli rızaen arama tutanağı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, katılanın soyut beyanı dışında sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Oluşa ve dosya kapsamına göre, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanlarında sanık ...'in elindeki silahın kabzasıyla kendisine vurduğu yönündeki anlatımı, tanık İ.E.A.'nın kolluktaki beyanında taraflar arasında itişme yaşandığını belirtmesi, olayın hemen akabinde beyanına başvurulan tanık İ.F.'nin beyanı ve katılanın adli raporlarında yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralandığının belirlenmesi karşısında sanık ... hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR A. Sanıklar ... ile ... hakkında katılana yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/159 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/159 Esas, 2016/37 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.