Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/19222 E. 2023/1726 K. – İftira

Konu: İftira

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2020/19222
Karar No
2023/1726
Karar Tarihi
Konu
İftira

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/844 E., 2016/652 K. SUÇ :İftira HÜKÜM :Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2014 tarih ve 2014/15625 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan altı defa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. 2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarih ve 2014/844 Esas, 2016/652 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi, 62 ... maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, savunma hakkının ihlal edildiğine, sanığın anayasal şikayet hakkını kullandığına, iddianın ispat edilememiş olmasının ... başına iftira suçunu oluşturmayacağına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, yankesicilik ve dolandırıcılık büro amirliğinde görevli olan katılan ve müştekiler hakkında Bimer ve emniyet müdürlüğü aracılığıyla şikayette bulunarak, kendisi hakkında yürütülen bir soruşturmada şahsına kötü muamelede bulunulduğu, hakaret edildiği iddiasıyla şikayetçi olduğu, bu şikayeti sonrasında da tehdit edildiği şeklinde suç isnadında bulunarak iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanığın şikayeti üzerine başlatılan soruşturmalarda ... Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 27.02.2014 tarihli ve 08.07.2014 tarihli kararları ile şikayetçiler hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda; sanığın Bimer ve emniyet müdürlüğüne verdiği şikayet dilekçeleri ile işlenmediğini bildiği halde asılsız suç isnadında bulunarak şikayetçiler ve katılan hakkında soruşturmalar açılmasına neden olarak zincirleme şekilde iftira suçunu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik olmadığından sanık müdafiinin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın anayasal şikayet hakkını kullandığına, iddianın ispat edilememiş olmasının ... başına iftira suçunu oluşturmayacağına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesi gereğince belirlenen ... cezaya aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken 1 yıl 18 ay hapis cezası yerine 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedilmesi ve belirlenen bu cezadan 5237 sayılı Kanun'un 62 ... maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini hususunun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 4.Sanık hakkında tayin edilen ... cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırım yapılırken uygulama yeri bulunmayan adli para cezasına da hükmedilmesi sonuca etkili olmadığından Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2014/844 Esas, 2016/652 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ikinci paragrafında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca belirlenen "2 yıl 6 ay hapis" yerine, "1 yıl 18 ay hapis" yazılması, aynı bölümdeki "ve 8 ... adli para" ibaresinin çıkarılması ve hükmün üçüncü paragrafında 5237 sayılı Kanun'un 62 ... maddesi uyarınca belirlenen "2 yıl 1 ay " yerine, "1 yıl 13 ay hapis" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/19222, K. 2023/1726, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2020-19222-e-2023-1726-k-2cc4153ada79