Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/17890 E. 2023/1238 K. – İftira
Konu: İftira
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/17890
- Karar No
- 2023/1238
- Karar Tarihi
- Konu
- İftira
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/918 E. 2016/400 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2015 tarihli ve 2015/8183 Soruşturma, 2015/5196 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca dava açılmıştır. 2. Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/918 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, verilen cezanın aynı Kanun'un 51 ... maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; Mahkumiyete esas alınan CD'nin yeniden dökümünün yaptırılmadığına, mahkemenin kabulünün hayatın olağan akışına ... düştüğüne ve katılanın sanığa iftira attığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde evli olduğu ve ayrı yaşadığı eşi olan katılanın apartman koridorunda eşyaları alıp götürdüğü sırada boğazını sıkarak yaraladığı, tehdit ve hakaretlerde bulunduğuna dair şikayetine ilişkin sanık hakkında soruşturma başlatılmasına sebebiyet verdiği iddiasına ilişkindir. 2. Sanığın 13.06.2015 tarihli Kuvayı Milliye Polis Merkezi Amirliğine yaptığı müracaatında, eşi olan ancak anlaşamamaları nedeniyle ayrı yaşadığı ve hakkında uzaklaştırma kararı bulunan katılan ile aynı ... saat 14.00 sıralarında evine gittiği sırada bina koridorunda karşılaştığını, neden geldiğini sorduğunda kendisine hiçbir şey söylemeden evdeki elektrikli süpürge ve televizyonu alıp evden çıkarttığını, almamasını söylediğinde ise katılanın boğazından ... ile sıkarak "bu eşyaları ben aldım, parasını ben ödedim, benim eşyam, sen sürüneceksin, sen kimsin, bundan sonra göreceksin, sen ortalık malı olacaksın, sana yapmadığımı bırakmayacağım, sana bir kulp takarım ki cümle aleme rezil olursun" şeklinde hakaret ve tehditlerde bulunduğunu belirterek şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 3. Balıkesir Devlet Hastanesince düzenlenen 13.06.2015 tarihli rapor ile sanığın boynunda ağrı ve kızarıklık olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu belirlenmiştir. 4. Sanık aşamalarda, 13.06.2015 günü saat 13.20 sıralarında oğlu G.G.'nin kendisini arayarak annesi ve kardeşinin evde olmadığını söylemesi üzerine arkadaşı İ.K. ile birlikte ... önüne gittiğini, oğlunun hazırlamış olduğu eşyaları bagaja yerleştirdiğini, en son televizyon kutusu ağır olduğu için yardım etmek amacıyla apartman girişindeki asansör kapısına kadar gittiğini, oğlunun kapıyı kapatmak ve evde unutulan bir eşya olup olmadığına bakmak için daireye gittiği sırada kendisinin 4-5 dakika beklediğini, oğlunun gelmesi ile tv ünitesini de alıp arabaya taşıdıklarını ve 13.40 sıralarında apartmandan ayrıldıklarını ifade etmiştir. 5. Sanığın savunmasını arkadaşı İ.K. ve oğlu G.G. doğrular şekilde beyanlarda bulundukları belirlenmiştir. 6. Kovuşturma aşamasında beyanlarına başvurulan sanığın arkadaşları Ş.Y.K. ve İ.Ç., olay günü sanık ile olan telefon konuşmalarında, sanığın eşi tarafından darp edildiğini anlattığını, birlikte karakola gittiklerini ve boynunda sıkma izi olduğunu fark ettiklerini belirtmelerine karşın, bir başka arkadaşı olan E.E., olay günü sanık ile birlikte olduğunu, sanığın bir ara bebek arabası almak için evine çıktığını, 5-10 dakika sonra geri döndüğünü, kendisinin bu sırada annesi ile birlikte aşağıda beklediğini, saat 13.00-13.30 sıralarında ... önünden ayrıldıklarını, sanığın ... indiğinde darp edildiği yönünde bir söyleminin olmadığını, bu sırada ... önünde katılanı ve oğlunu da görmediğini, hatta sanığın oğlunun evde uyuduğunu söylediğini, misafirliğe gittiği sırada kızının sanığı arayıp babasının eve geldiğini ve eşyaları götürdüğünü söylediğini, sanığın da bunun üzerine polisi arayıp şikayetçi olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. 7. Söz konusu binanın 13.06.2015 günü 12.00 ile 14.30 saatleri arasında giriş çıkışlarını gösteren kamera görüntülerini içeren CD'ye ilişkin 22.06.2015 tarihli izleme tutanağı ile saat 12.56'da sanığın birkaç bayan ile dışarıdan geldiği ve binaya girmeden bayanlar ile birlikte karşı istikamette devam ... kameranın görüş alanından çıktığı, saat 13.06 itibariyle katılanın arkadaşı İ.K. ve oğlu G.G.'nin eşya taşıdıkları, 13.37'de sanığın binaya girdiği ve 13.42'de oğlu ile birlikte televizyon taşıyarak binadan çıktıkları ve bir daha binaya girmediklerinin tespit edildiği anlaşılmıştır. 8. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10.03.2016 tarihli ve BRS-SGD-16-00047 sayılı raporu ile CD içeriğinde bulunan kamera kayıtları üzerinde ekleme, çıkarma veya değişikliğin olmadığı, bütünlüklerini muhafaza ettiği belirlenmiştir. 9. Sanık hakkında Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2015 tarihli kararı ile kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından, atılı suçları işlemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, katılanın halen evli olduğu ancak ayrı yaşadığı sanık ile ortak ikametlerinden oğlu G.G. ve arkadaşı İ.K. ile birlikte eşya aldığı sırada katılanın evde bulunmadığının katılan ve tanık beyanlarının yanısıra binanın giriş çıkış kısmını gösteren kamera kayıtlarından anlaşılması ve ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10.03.2016 tarihli ve BRS-SGD-16-00047 sayılı raporu ile de CD içeriğinde bulunan kamera kayıtları üzerinde ekleme, çıkarma veya değişikliğin olmadığı, bütünlüklerini muhafaza ettiğinin belirlenmesi karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2015/918 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2023 tarihinde karar verildi.