Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/16596 E. 2023/9028 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/16596
- Karar No
- 2023/9028
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/68 E., 2016/756 K. SUÇ : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Niksar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.01.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli kararı ile sanığın, 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz dilekçesinde; somut bir hukuki gerekçe bulunmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanığın, inceleme dışı olan diğer sanık ... ile birlikte, konuşmak istediğini söyleyerek mağduru rızayla araca bindirdikten sonra, mağdurun kendisine zarar verileceğinden korkarak araçtan atlamak istediği ancak sanık ...'nin buna engel olduğu, aracın yavaşlaması ile mağdurun kendini araçtan attığı, bunun üzerine araçtan inen sanık ...'nin sopa ile mağduru darp ettikten sonra yeniden araca bindirmek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ...'nin eylemlerinin sonunda kendi iradesiyle mağduru evinin yakınına bırakması nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 110 uncu maddesine göre uygulama yapılmasında hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnamenin bu husustaki görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak; 1. Mağdurun aşamalardaki tutarlı ve tanık beyanı ile desteklenen ifadeleri ile sanık ...'nin tevilli ikrar içeren savunmalarına göre yaşanan tartışma sonrasında mağdurun kendisine zarar verileceğinden korkarak kendini araçtan attığı, bunun üzerine sanık ...'nin sopa ile mağduru darp ettikten sonra yeniden araca bindirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçu oluşturacağı kabul edilmeksizin aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre uygulama yapılması, 2. Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin ilamında bulunan birden fazla mahkûmiyetten hangisinin tekerrüre esas alındığının hükümde gösterilmemesi ve mükerrirlere özgü infaz rejimi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmemesi, 3. Uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin 3 üncü fıkrasının atıf maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.