Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/13979 E. 2020/18704 K. – Başkasına Ait

Konu: Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerini Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2019/13979
Karar No
2020/18704
Karar Tarihi
Konu
Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerini Kullanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur. Somut olayda, kolluk görevlilerince yapılan rutin devriye görevi sırasında durumundan şüphe edilerek durdurulan sanıktan kimlik bilgilerinin sorulması üzerine, çeşitli suçlardan hakkında yakalama kararları olması nedeniyle kardeşi ...'ye ait kimlik belgesini ibraz ettiği ancak kimlikte fotoğraf olmaması nedeniyle polis merkezine götürüldükten sonra aile bilgilerine ilişkin sorulara tutarsız cevaplar vermesi üzerine yeniden sorulduğunda sanığın gerçek kimlik bilgilerini açıkladığının anlaşıldığı, sanık hakkında bir suç soruşturmasının bulunmadığı ve dosya içerisindeki tüm tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre tanzim edildiği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun unsurlarının oluşmadığı, tutanakları gerçek kimlik bilgileri ile imzalayan sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. Maddesinde düzenlenen ve idari yaptırımı gerektiren "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz incelemesine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesi gözetilerek “İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına", 25.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2019/13979, K. 2020/18704, T. 25.11.2020, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2019-13979-e-2020-18704-k-8eba1ec96287